20 Ocak 2017: Cuma

Sizce Bu Sene Yüzümüz Güler mi ?

Özgün Yazılarım 1 Kasım 2013 0 1.298  
Bu Kişisel Blog'da 544 kategori'de yazıya yazılmış adet değerli yorumlarınız bulunmaktadır..

Bu yazımda yine spordan bahsetmeyi düşünüyorum. Sporla aslında gerçekten alâkalıyım yıllardır ama bunu blogumda yansıtmamayı yeğliyordum senelerce. Ama artık nedense kendimi frenleyemiyor ve içimdekileri haykırmak istiyorum spor ile ilgili ne varsa. Aslında herkes bildiği işi yapmalı mantığını bende güdüyorum ama bugün Fenerbahçe Ülker‘in galibiyetinden sonra bir yazı yazmamak olmazdı diye düşünüyorum sayın okur..

Yıllardır başarıya aç olan Türk takımlarımız yavaş yavaş kendine gelse de hiçbir zaman o özlediğimiz gururlanacağımız cinsten başarılar yakalayamadık avrupa’da. Tabi ki ben basketbol’den bahsediyorum. Sadece şimdiki adıyla Anadolu Efes [eski adı Efes Pilsen] 1996 yılında {ben 6 yaşında iken} Koraç kupasını alan tek Türk takım olma özelliğine sahip. Koraç kupası da avrupa’da düzenlenen en önemli 3. organizasyon olarak adlandırılıyor.

Yıllardır final-four‘a bile kalmadan elenen takımlarımız artık yavaş yavaş kendilerine gelmeye başladılar. Bu başarılardan sonra “acaba” demeye başladık ki bu sene Türkiye’ye adı Obradoviç olan resmen kupa canavarı bir koç geldi. Bu adamın kariyerini anlatmaya kalksam inanın kendi başına bir yazı olur. O yüzden sizi okumak isterseniz şöyle alalım.

Bu adam gelince avrupa’da gerçekten büyük yankı uyandırdı. 8 kez avrupa’nın en önemli organizasyonu olan euroleague‘da şampiyonluk yaşamış olan bir koç’tan bahsediyoruz. Herkes gibi bende heyecanımı gizleyemedim açıkçası. Fenerbahçe Ülker zaten yıllardır Türk basketbolüne yön veren takımların başında yer alıyor. Son iki sezon BBL‘ye galatasaray‘ın damga vurduğunu saymazsak fenerbahçe’nin oyununu ve aldığı şampiyonluklardan son derece keyif alıyordum.

Ama son iki sezondur takım adeta ruhunu kaybetmişti. Futbolda yüzümüz zaten gülmezken basketbol’da da işlerin bu denli kötü gitmesi sonucu kariyerli koç arayışına başlandı. Bu sefer gerçekten fenerbahçe deyim yerindeyse turnayı gözünden vurdu. Bu sezon son 10 resmi maçında 10 galibiyet almak + final-four’un en önemli takımlarından barcelona‘yı yenmek + Obradoviç’ten sonra avrupa’nın en kariyerli ikinci hocası Messina‘nın takımını 26 sayı gibi azımsanmayacak skorla yenmek sanırım bu deyimin bir göstergesi..

Tabi şimdilik her şey güzel gidiyor maşallah diyelim. Benim en çok merak ettiğim ise bu takım ne zaman yenilecek ve yenildiğinde nasıl yenilecek. Bu tuhaf gelebilir ama takım gerçekten bambaşka oynuyor. Yenileceksek bile en iyi oyun ve en iyi ruhla yenilmeyi isterim sonuçta yenilmekte oyunun bir parçası. İşte başlıkta belirttiğim gibi acaba bu sene yüzümüz güler mi sayın okur ? Şampiyonluk bu sene olmasa bile bir avrupa ikinciliği büyük sükse yaratmaz mı ? Hayal gibi ama hayali bile bir ayrı güzel. İnşallah bir gün bu gururu hangi Türk takımı olursa olsun bize yaşatması dileğiyle..

Bu yazıdan önce yazmış olduğum "İlk Maaşın Anlamı" başlıklı yazımı da okumanızı tavsiye ederim.

Enes ILHAN

Herkese Merhabalar, ben Enes İLHAN. Gaziantep'te doğdum, Adana'da Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı bölümünü okudum ve 2012'de mezun oldum. Askerliğimi uzun dönem olarak, { acemiliği Ankara/Mamak'ta , usta birliğini ise Hatay/İskenderun'da } yapıp bitirmiş bulunmaktayım. Şimdi ise hayata atılmanın çabası içerisine girmiş bulunmakta olup iş bulma derdindeyim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir