Enes İLHAN\ Anasayfa

Özgün Yazılarım 1 yorum 1.501 4 Kasım 2007

Milyonlarca kar tanesinden biriyim şimdi ben. Yere doğru süzülerek inen, rüzgarla savrulup hangi bir köşeye tutunacağı belli olmayan.

Tek başına kaldığı anda sıcaklığa direnemeyip yok olmaya saniyeler kadar yakın olan.

Omuz omuza olmaktan başka yaşam koşulu olmasa dahi kendi kaderine doğru uçuşarak yol alan, çaresizce kendinden bağımsız uçuşan diğer taneleri seyretmekten başka şansı olmayan.

Sımsıkı tutunarak etrafında ki diğer kar tanelerine ancak mevcudiyetini koruyabilecek olan, sokuldukça üşüyen; üşüdükçe var olan.

Sadece soğuğa mahkum bir kar tanesiyim ben, soğukluk dışında hiçbir şeye temasım olması mümkün olmayan. Varolabilmek için olduğum gibi kalmak zorunda olan. Varolmak için büyümek, büyümek için ise kendim gibi milyonlarca/milyarlarca kar tanesine sarılmak zorunda olan. Bulunduğu yeri bembeyaz örten bir kar yığınının parçası olması gereken.

Zamanın rengini siyaha döndüreceğini bilen fakat beyazdan başka rengi olmayan, kir ile giyinen bir kar tanesiyim.

Düştüğü yerden erimek dışında ancak bir kartopu olarak veya süpürülen çamur birikintilerine kapılarak ayrılması mümkün olan, kendinden başka değdiği her şeyi soğutan.

Değdiğini soğuturken kendi soğuğunu terk eden, sıcaklığını koruyamayıp o değdiği tende eriyen�

Erirken veda edemeyecek kadar süratli yok olan, geride minicik bir damla öpücük bırakan yalnız bir kar tanesiyim.

Diğer kar taneleri ile tek benzer yanı altı köşesi olan fakat tüm yanılanların yuvarlak sandığı bir kar tanesiyim ben. Olduğum gibi değil de yakıştırdıkları gibi görenlerin gözünde ki altı köşesiz yuvarlak kar tanesiyim.

Bakmak, görmek, bilmek� Bazen baksak dahi göremeyiz. Görsek dahi bilemeyiz.

Ancak bilmediğimizi bilir isek öğrenmek için kendimize bir şans veririz.

Önyargılarımızın bizi götüreceği yer garantide olmak değil de belki de sadece yanılgılarımız olacaktır. Asıl olan yargıya varmadan önce tekrar düşünmek, bakmak, görmek olabilir belki de.

Sevgiyle Kalın

(Bu yazı bana ait değil alıntı bir yazıdır.Çok beğendim ve bloguma yazayım dedim.Ama içinde bana ait benzerlikler çoğunlukta)

Kendimce 1 yorum 1.736 28 Ekim 2007


Bazı insanlar her iki elinin parmaklarını birbirine geçirerek ve onları gererek ses çıkartırlar, yani çıtlatırlar. Çoğumuz buradan gelen sesin kemiklerden geldiğini sanırız, hatta rahatsız oluruz ama nedense bunu yapanlar hallerinden memnun görünürler.

En çok ve kolaylıkla çıtlattığımız yerler vücudumuzda en çok bulunan sürtünmeli eklem yerleridir. Bu tip eklem yerlerinde, örneğin parmaklarımızda, iki kemiğin birleştiği yerde bir bağlantı kapsülü vardır. Bu kapsülün içinde kemiklerin hareketleri sırasında buraları yağlayan bir sıvı vardır. Bu sıvının içinde erimiş halde oksijen, nitrojen ve karbondioksit gazları bulunur.

Vücudumuzda en kolay çıtlatabileceğimiz eklem yerlerimiz parmaklarımızdır. Parmaklarımız gerilince ve eklem yerlerimiz düzleşince bu kapsül de gerilir. İçindeki sıvının basıncı azalır ve gaz kabarcıkları patlamaya başlar. İşte kulağımıza gelenler bu seslerdir. Patlayan kabarcıklar neticesinde gazlar bu sıvıyı terk eder, sıvı daha da genleşir ve eklem yerinin hareket kabiliyetini arttırır.

Şüphesiz ki eklem yerinin gerilmesi, bu kapsülün boyu ile sınırlıdır. Eğer parmaklarınızı çıtlattığınız anda röntgenini de çekerseniz, eklem içinde oluşan gaz kabarcıklarını görebilirsiniz. Bu olay eklem yerindeki hacmi yaklaşık yüzde 15-20 artırır.

Aynı parmağınızı arka arkaya çıtlatamazsınız. Bir süre beklemeniz gerekir, çünkü gaz kabarcıklarının sıvı içersinde tekrar oluşması biraz zaman alır.

Tüm bu açıklamalar, deneylerle ispatlanmasına rağmen, yine de bu kadar küçük gaz miktarının bu kadar büyük bir ses çıkartabilmesinin nedeni hala anlaşılmış değildir. Bu sorunun tatmin edici bir cevabı da henüz yoktur. Ayrıca detaylı çalışmalar göstermiştir ki, çıtırdama sırasında iki ayrı ses duyulmaktadır. Birincisinin gaz kabarcıklarının patlaması olduğu biliniyor. İkinci sesin ise kapsülün uzama sınırına vardığında çıktığı sanılıyor.

Evet geldik en çok merak edilen soruya! Parmaklarımızı çıtlatmak vücudumuz için zararlı mıdır? Bu konuda elde çok az bilimsel çalışma sonucu vardır. Bir görüşe göre parmak çıtlatmanın eklem yerlerimizdeki sıvıya bir tesiri yoktur. Diğer bir görüşe göre ise sürekli olarak bunu yapanlarda ve bunu alışkanlık haline getirenlerde, eklemler etrafındaki yumuşak doku zarar görmekte, parmaklar şişmekte, dolayısı ile elin kavrama gücü azalmaktadır.

Alıntıdır.Nedeni.com

Günlük 8 yorum 3.800 18 Ekim 2007

Gün geçtikçe yeni bir şeyler öğrenip duruyorum.Bunların en ilginçleri arasında bulnuyor mors alfabesi.Gerçekten çok eğlenceli bir şeye benziyor:)Mors Alfabesi Nedir? İşte Yanıtı:

Mors Alfabesi

“1843 te Amerikalı bir ressam olan Samuel Morse, nokta ve çizgiden oluşan bir alfabe geliştirdi ve böylece hala kullanılmakta olan Mors alfabesi ortaya çıktı.”

–>1843 te Amerikalı bir ressam olan Samuel Morse, nokta ve çizgiden oluşan bir alfabe geliştirdi ve böylece hala kullanılmakta olan Mors alfabesi ortaya çıktı.

A -> .- -> di da

B -> -… -> da di di dit

C -> -.-. -> da di da dit

D -> -.. -> da di dit

E -> . -> dit

F -> ..-. -> di di da dit

G -> –. -> da da dit

H -> …. -> di di di dit

I -> .. -> di dit

J -> .— -> di da da da

K -> -.- -> da di da

L -> .-.. -> di da di dit

M -> — -> da da

N -> -. -> da dit

O -> — -> da da da

P -> .–. -> di da da dit

Q -> –.- -> da da di da

R -> .-. -> di da dit

S -> … -> di di dit

T -> – -> da

U -> ..- -> di di da

V -> …- -> di di di da

W -> .– -> di da da

X -> -..- -> da di di da

Y -> -.– -> a di da da

Z -> –.. -> da da di dit

0 -> —– -> da da da da da

1 -> .—- -> di da da da da

2 -> ..— -> di di da da da

3 -> …– -> di di di da da

4 -> ….- -> di di di di da

5 -> ….. -> di di di di dit

6 -> -…. -> da di di di dit

7 -> –… -> da da di di dit

8 -> —.. -> da da da di dit

9 -> —-. -> da da da da dit

Ä -> .-.- -> di da di da

Ö -> —. -> da da da dit

Ü -> ..– -> di di da da

. -> .-.-.- -> di da di da di da

, -> –..– -> da da di di da da

? -> ..–.. -> di di da da di dit :

-> —… -> da da da di di dit ;

-> -.-.-. -> da di da di da dit

– -> -….- -> da di di di di da

/ -> -..-. -> da di di da dit

= -> -…- -> da di di di da

+ -> .-.-. -> di da di da dit

( -> -.–. -> da di da da dit

) -> -.–.- -> da di da da di da

” -> .-..-. -> di da di di da dit

 

Eğlencelik 3 yorum 2.730 10 Ekim 2007

Bir Bardağa Çay koymak Millete çok zor geliyor olsa gerek.Şimdi de bu çaydanlığı icat etmişler.Ne var yani Bir Çayımızı koyamıyacaksak biz Dünya’da hiç yaşamayalım.Ama tembeller için gerçekten iyi bir çözüme benziyor:) Bu buluşla artık çaydanlığı kaldırmadan çayınızı koyabilirsiniz(Tembeller Size diyorum:D )Gerçekten Rahatlık ve Tembeller için Güzel Bir Fikir…

Alıntıdır.İlginçBuluşlar

Kendimce 2 yorum 2.109 9 Ekim 2007

Bu Asansör Çin’de yapılmış ve gerçektende şaşmamak lazım.İzlerken İnsan’ın Yüreği biraz ağzına gelse de gerçekten güzel bir asansör yapmışlar Çinliler 🙂