Kişisel Blog-Teknoloji Blogu Karmaşası

Kişisel Blog-Teknoloji Blogu Karmaşası

Kişisel Blog-Teknoloji Blogu Karmaşası Son yılların en popüler web sitelerinden birisi de şüphesiz ki bloglar.. Altyapısı ne olursa olsun gençlerimiz artık hızlı bir şekilde blog açmaya hevesleniyorlar. Bu hevesleri bizi çok memnun etse de çoğu belli bir zaman sonra bu işte tutunamayacağını anlayarak yol alıp gidiyor.. Hâl böyle olunca ortalık çöplük bloglardan geçilmiyor. İşte bu tutunamama olayları artık bir sendrom haline gelmeye başladı. Bunun en büyük etkeni de bana göre kararsızlık. Hani bir söz vardır; “En kötü karar bile kararsızlıktan iyidir” diye hatırladınız mı ? Birçoğunuzun ‘evet‘ dediğini duyar gibiyim..

İşte bizim de böyle bir sıkıntımız var değerli okur. En başında bu işlerde sabrımız yok denecek kadar az. Tabi sabır olmayınca hemen vazgeçme duygusu beliriveriyor. Bizde şöyle bir olgu vardır; “Hemen bir site açayım, ve çok kısa bir sürede tanınayım ve belirli bir çevrem olsun” şeklinde. Yok öyle işte ! Bu işler öyle ha deyince olmuyor malesef.. Sizin bu hayaliniz belirli bir emek, sabır, ve özveri istiyor.

Bugün ise benim asıl bahsetmek istediğim ve rahatsızlık duyduğum bir konuyu sizlerle paylaşmak istedim. Günümüzde artık birçok bloglar websitelerinin yerini almış durumda. Ve bu blogların birçoğu “Kişisel” adı altında açılmakta. Fakat kişisel diye açılan ve belli bir zaman geçtikten sonra yerini farklı farklı kategorilere yönlendiren birçok blog var ne yazık ki.. Bazı arkadaşlar bunu üstü kapalı olarak yansıttı ve herkes üzerine düşeni almıştır umarım. Kendisine de teşekkürlerimi sunarım iğneleyici tarzından dolayı..! Her neyse ben bu konu da kendime düşen payı aldığımı düşünüyor ve devam ediyorum. Ben de zaman zaman teknoloji ile ilgili yazılar yazıyorum eğer arada bir de olsa ziyaret ediyorsanız bilirsiniz bunu.

Teknolojiye olan aşırı ilgim yüzünden bazı yazıları yazmak ve halkımızı bilinçlendirmek ve güzel örnek olmak beni mutlu eder. Mesela ben bugüne kadar yazdığım teknoloji ve telefon ile alâkalı yazıların %90‘ını aldığım ürünler ve onlarla alâkalı bir şekilde yazmışımdır. Ben bu blogu açarken kişisel olarak açtım. Bu kişisellik içinde farklı farklı kategoriler de yaptım. Çünkü sadece kişisel olan bir blog belli bir süreden sonra sıkar insanı. Yani bu gerçekten tecubeyle sabit ve denenmiştir. Çok sevdiğim bir insanın tek kategorili yazdığı bir blogu belli bir süreden sonra okumamaya karar vermiştim birkaç yıl önce.

O yüzden kişisel diye blog açıp üzerinden maksimum 6 ay geçtikten sonra arkadaşımız başlıyor haber veya teknoloji sitelerinden kopyalayapıştır‘a..! Yapma arkadaşım neden böyle yapıyorsun ? Sende biliyorsun ki o yazdığın yazıların ne sana hayrı var ne de sitene. O yüzden ehil olduğun konulardan sabırla devam et ama gerçek sabırla.. O kadar kaliteli haber ve teknoloji siteleri varken sen kendi sitenin okunacağını düşünebiliyor musun ? Haa belki hayal edebilirsin ama çok zor gerçekleşmesi. Belki kafandaki belli bir hiti yakalarsın ve sonra da emin ol webmaster forumların’da o kişisel diye açtığın blogu çok yönlü bir blog olarak satarsın.. Demedi deme !

Sözün özü kişisel blog diye açmak gerçekten belirli bir emek, belirli bir yürek, sabır ve en önemlisi özveri istiyor. O yüzden benim genç arkadaş ve kardeşlerimizden tek ricam bir blog açmaya karar verdiklerinde hangi konunun kendisine daha çok şey katacağı ve kendisinin de bundan lezzet duyarak yazacağını belirlemesidir. Hangi konu hoşunuza gidiyorsa tabi ki yazabilirsiniz ama belli bir daireyi aşmadan.. Evet bugün de yine rahatsızlık duyduğum ve belki de benim de bu kategoriler de etiketlendiğim bir yazıyı dile getirdim. Umarım anlatmak istediklerimi bazıları anlar ve ona göre atıp tutar ! Herkes kendi üstüne düşeni alsın. Her neyse bir sonra ki yazı da görüşmek üzere sayın okur..

Bu yazıdan önce yazmış olduğum "Misafirliğin Zorlukları" başlıklı yazımı da okumanızı tavsiye ederim.

Bu Yazıya Emoji İle Tepki Ver?

  • Beğen
  • Muhteşem
  • Hahaha
  • İnanılmaz
  • Üzgün
  • Kızgın

Herkese Merhabalar, ben Enes İLHAN. Gaziantep'te doğdum, Adana'da Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı bölümünü okudum ve 2012'de mezun oldum. Askerliğimi uzun dönem olarak, { acemiliği Ankara/Mamak'ta , usta birliğini ise Hatay/İskenderun'da } yapıp bitirmiş bulunmaktayım. Şimdi ise hayata atılmanın çabası içerisine girmiş bulunmakta olup iş bulma derdindeyim.

11 yorum

  1. GM   •  

    Blog açmaya heveslenen herkesin okuması gereken güzel bir yazı olmuş. Kesinlikle haklısın ki blog eşittir kişisel yazılar. Dolayısıyla yazar ya da yazarlar kendi tarzlarında ve bir ucu da kendilerine dokunan, onları da ilgilendiren ve yazarken heyecanlandıran konuları ele almalılar. Belli bir alanda çok takip edilen bir siteye sahip olma hevesi, blog yazmak ile karşılanması zor bir hayal. Böyle fikri olanlara tavsiyem işi ciddiye alıp yazar kadrosu kurarak site açmaları ya da var olan iyi sitelere yazar olarak katılmaları.

  2. aTOMKARINCa   •  

    Enes öncelikle yıllardır aralıksız yazdığın için tebrik ederim. 🙂 Yazının bir kaç yeri hariç bütününe katılıyorum. Bir zamanların çöp forumları varsa şimdi de çöp blogları var. Adam iki yazıyor bakıyor olmuyor sonra sağdan soldan kopyala yapıştır. Ben bunları wordpess yada blogger sistemlerini kullansalar dahi blog yerine çakma haber sitesi olarak nitelendiriyorum. Sonuçta kendi deneyimleri yada düşüncesi yoksa o blog olmaz.
    Özeleştri yapmam gerekirse de iki arada bir derede kalmış bir blogum var fakat hiç bir zaman bilgim olmayan konu hakkında yazı yazmamamla da övünüyorum. 😀
    Yazının katılmadığım yeri (belki ben yanlış anladım) çok konulu bloglar en başından beri her telden yazıyorsa sorun olmuyor fakat belli bir konu düzeni olanların siyaset, spor, teknoloji yazılarını araya serpiştirmesine anlam veremiyorum.
    Atıyorum Fatih Hayrioğlu’nun sitesinde bir spor yazısı görmek aşırı garip olmaz mı? 😀
    Kendi belirlediği konulardan çıkmayan bloglar benim aşırı hoşuma gidiyor ve onları aşırı kıskanıyorum her defasında bu tip blogları okumasam da bir şey lazım olduğunda o tür blogları baştan sona keyifle okuyorum.

  3. Enes ILHAN   •     Yazar

    @GM,
    Teşekkür ederim Gürkan öncelikle. Yorumuna kesinlikle katılıyorum. Ben çok yazarlı blog olayını yazımda belirtmeyi unutmuştum, hatırlattığın için sağol. Dediğin gibi bu fikri olanlar çok yazarlı blog açabilirler. Fakat onun da azından yanayım. Mesela 20 tane yazar alacağına 5 tane yazarın olsun adam gibi yazsınlar. 20 tane olup sonradan kopmalar olacaktır muhtemelen. Çünkü artık günümüzde gönüllü olarak yazan çok az yazar kaldı. O yüzden çok olması hem bütçeyi yoracaktır, hem de insanlar belli bir kategoriden sonra okumayacaktır. Bu aynen şuna benziyor: Bir gazeteyi alıp bütün köşe yazılarını okumak gibi abes. Çoğu kişi sevdiği birkaç yazarı okur sonra da gazeteyi bir köşeye bırakır.
    @aTOMKARINCa,
    Eyvallah kardeşim çok sağolasın, bende seni tebrik ederim o kadar yıl çok yazmadan blogunu kapatmadığın için 😀 Evet kardeşim aslında yanlış anlamışsın. Tekrar okursan yazıyı daha iyi idrak edebilirsin. Bende öyle dedim zaten. İlk önce belli bir kategori de açılıyor blog, daha sonra ise hiç kendisiyle alâkası olmayan fakat kendine yakın gördüğü (!) konuları kopyala-yapıştır’a başlıyor. Verdiğin örnek de çok güzel. Fatih Hayrioğlu’nun başka bir konu da yazması hakikaten garip olur 🙂

  4. Onur Batur   •  

    Enes abi, Gerçekten çook haklısın örnek bir anlatım söyleyim giriyorum mesala bir bloga adam açmış bir blog girdim siteye sitede 1 yayın var yayındada denemedenemedeneme yazıyor saçmalık temada yabancı ingilizlerin yaptığı kişisel blog teması ortalık blog çöplülüğüne döndü. Bu yazdığın yazını o kişiler duyarda bloglarına sahip çıkarlar bu kadar demek istiyorum 😉

  5. Zafer   •  

    Enes eline sağlık yine çok güzel bir yazı yazmışsın. Açıkça söylemeliyim ki bu yazı kapsamına bende giriyorum. Konu kategori kararsızlığı ilk başta kişisel düşüncem olarak açtığım fakat daha sonra aklıma ne gelirse yazdığım bir blog oldu. Bundan ben de memnun değilim doğrusu ve bu yüzden kendi blogumdan bu aralar soğumaya başladım. Son zamanlarda da blogu tamamen kapatma hissi var içimde. Kategori konu değiştirme konusunda da önceki yazdığın bir yazıda belirttiğin gibi tanıdıkların blogu bulması ve incelemeye başlaması da çok etkili oldu. Diğer bir husus benim kişisel düşüncem eğer bir blog kişiye ait ismi taşıyorsa örneğin senin benim blogum gibi bu 100% kişiseldir ve kişisel konularda yazmamız gerekiyor kanaatindeyim(Tabi ilgi alanları vs gibi konulardan da yazılabilir). Eğer isim dışında farklı bir alan adı ise bilgi sahibi olunan her konuda yazı yazılabilir. Kopyalama yapıştırma olan ve çöp bloglar diye tabir ettiğimiz blogları zaten hiç konuşmaya gerek yok. Sanki benim blogumda bir nevi çöplüğe doğru gidiyor 🙁 En iyisi bunu tamamen kapatıp farklı bir blog açarak yola devam etmek.

  6. kralizasyon   •  

    Bu aralar popüler olan bir konuya değinmişsin Enes abi. 🙂

    Evet, söylediklerinde haklısın. Bu iş çocuk oyuncağı değil. Bir site hemen büyümez, büyeyemez.

    Birde site açılmadan önce düşünülmeli. “Teknoloji sitesimi açayım yoksa kişisel site açıp uzmanı olduğum konular hakkında halkı bilinçlendireyim mi!?” diye ve alan adı seçimide buna göre yapılmalı.

    Yeni site açmayı düşünenler için güzel bir yazı olmuş ve yorumlarda bir o kadar güzel. Yeni site açacak arkadaşlar kesinlikle okumayı bu yazıyı 🙂

  7. Tunahan   •  

    Blog karmaşası benim sitede de var aslında. Ama wordpress hakkında yazmayı seviyorum ne yapayım 🙂 Tema güzel, takibe devam…

  8. Enes ILHAN   •     Yazar

    @Zafer Zent,
    Ya aslında kendi alan adımız değil de dediğin gibi başka bir alan adı ile başlasaydık belki de durum bu hale gelmeyecekti. Ad ve soyad ile alınan domain hakikaten kişiselliği yansıtıyor ve öyle de olması gerek. Fakat örneğin; dmry diye bir alan adı alsak her türlü konu da yazabilirdik. Ben senin blogunu beğeniyorum Zafer devam et ama belli kategorilerde devam et. Mesela blogger ile kategori güzel, kişisel zaten olması gerekli, artık geri kalanını da sen kendine göre belirlersin. Kapatmak değil de iyileştirme yapılırsa ben daha iyi olacağı kanaatindeyim 😉
    @kralizasyon,
    Teşekkür ederim Ahmet kardeşim yorumun için. Sende bir aralar yoktun ama geri gelmişsin, hoşgeldin 🙂
    @Tunahan,
    Ooo tunahan kardeşim nerelerdeydin sen yahu 🙂 Açıkça söyleyeyim siteni ne zamandır takip etmiyordum çünkü birşey eklenmiyordu 😀 Şu an yeni tasarımı gördüm gittikçe kendini geliştiriyorsun kardeşim. WordPress konusundaki yazılarını fırsatım olduğunda okumaya çalışacağım 😉

  9. Tunahan   •  

    Haklısın hocam. Bir ara saldım kendimi. Bu yüzden pek yazı yazamadım. Güzel yorumların için teşekkürler.

  10. Eyüp AKTUĞ   •  

    Benim esas aldığım ölçü özgün içerik ve özgün üslup… Senin yazı sahana fazla yorum bırakamasamda -özgünlükten ve samimiyetinden dolayı- her fırsatta okuyorum. Yazın çok yerinde olmuş. Güzel noktalara değinmişsin.

    Blog yazma kültürüne sahip olmayan yeni yetme bloggerlar tarafından onlarca blog açılıyor. Kategori olarak her telden var. Dizi fragmanlarından tutunda yemek tarfilerine kadar bir içerik çöplüğü… İşin garip tarafı -bazı servislerce yazının orjinalliğinin kontrol edildiğinde anlaşılıyor ki- kopyala/yapıştır içerik!

    Ben yaklaşık 4 yıldır blog yazmaktayım. Teknoloji ve internet sahasına fazla girmesemde -hatta hiç girmesem bile- bu tür blogları okumakta ve eğer özgünse “takibe almak”tayım.
    ________________________
    Şimdi müsadenizle yakındığım bir meseleyi umuma açmak istiyorum. Bilindiği üzere internet ve teknoloji-şimdinin popüleri olan sosyal medya konulu/temalı bloglar çil yavrusu gibi üremekte. İçlerinden elle tutulur, okunası olanlarda var. Lakin bütün tema internet ve sosyal medya üzerine.. Mesela bir düşünce blogu veya bir sanat blogu okumak zor. Zaten bu temada olanlar mevcut, fakat yeni girişimler yok. Yıllardır takip ettiğim emektar bloggerlardan başka bir blog sahibi veya sahibesi göremedim.

  11. Ela   •  

    Çok güzel yazı olmuş ellerinize sağlık

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güvenlik Sorusu ? * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.