29 Mart 2017: Çarşamba
Gölge

Gelecek Kaygısı Güderek Yaşamak..

Bu yazı 3 sene [3 seneden daha eski de olabilir] veya daha önce yayınlanmış olduğundan; görülen linklerde, resimlerde veya kodlarda hata olması çok olası. Herhangi bir hata ile karşılaşmanız durumunda bana buradan bildirebilirsiniz. Anlayışınız için teşekkür eder, keyifli okumalar dileriz :) Enes İLHAN
Öyle İşte.. 27 Kasım 2011 3 2.395  
Bu Kişisel Blog'da 551 kategori'de yazıya yazılmış adet değerli yorumlarınız bulunmaktadır..

Küçükken ne de dertsiz tasasızdık oysa.. Çılgınlar gibi oyun oynar, tüm enerjimizi bitirircesine koşup dururduk. Sonra da eve geldiğimizde ayak üstü annemiz ekmeğe çikolata sürerdi veyahut peynir-ekmek dürümü yapar elimize tutuştururdu al oğlum ye diye.. Birde çok susar kapıdan içeriye girmeden yani ayakkabımızı çıkarmaya erindiğimiz için kapıda su şişesini isterdik annemizden..{bardak yetmezdi o susamaya} Çocukluk harbiden bambaşka ya. Hakikatten ne dert ne tasa ne gelecek kaygısı var çocuklarda. Çocukken hayal gücümüz çok yüksekti fakat şimdi o hayaller yerini “okul bitince ne yapacağım” sorusuna bıraktı kendini masumca..

Neden şöyle okulumuz bitince garanti yapacağımız bir meslek olmaz ki ? Herkes kendi işinin uzmanı olduğu bölümde çalışsaydı şu an 20 yıl geride olmazdık belki de. Ha durum yine içler acısı değil fakat neden iyiden daha iyisi olmayalım ki ❓ Şu an ise daha okulu bitirmede bu sorun kendini göstermeye başlıyor. Tabi ki kendi yaşıtım olan ve birçok tanıdığım kişiler pek de düşünme taraftarı değiller bu konuda. Bazıları ise bu konuda deyim yerindeyse “doğuştan şanslı“. Bu konuyada yeni bir yazıyla değinilebilir aslında. Herkes malesef doğuştan şanslı değil bizim Ülkemizde. Baba parası alıp karı kıza harcayan bir sürü genç tanıyorum ve o kadar üzülüyorum ki ve o anda sadece o adamın babasını düşünüyorum, hatta düşünmek istemiyorum..

Bu konu üstünde çok detaylı şeyler yazılıp çizilebilir fakat şimdiki yazımı fazla uzatmayacağım. Sadece gelecekte ne iş yapacağımı bilmeden hayatını öyle sürdüren bir insan olarak üzülüyorum bu duruma. Farklı farklı şeylerde düşünüyorum. Artık klasikleşen bir şey var bizim halkımızın deyimiyle: ” Sen çalış gayret et gerisini Allah’a bırak” .. Bu laf üstünde ağzımı bozardım da şimdi olmasın bu mevzu.. Kızdığım nokta söylenen laf değil söyleyen kişinin söyleyiş tarzı. Sanki kendisi okumuş bir b*k olmuşta koska koska böbürlenerek bana bu lafı söylüyor. Allah‘ın sopası yok ki işte şöyle yüzüne yüzüne geçireceksin o şerefsizin.. Sen kimsin ki bana bu lafları söylüyorsun. Benim anam-babam bana bu laubali şekilde söylemiyor da sana ne oluyor be adam,be şerefsiz adam.. Neyse daha fazla uzatırsak gelmişinden geçmişine bir zaman tüneli kuracağım o yüzden susuyorum,Allah’a havale ediyorum bana böyle söyleyenleri..

Velhasıl kelam gelecek kaygısı güderek yaşamaktan bıktım sayın okur. Çaresizlik çok kötü bir durum. İnsan gözü kör olduğunda görebilir mi ? İşte bende aynı durumdayım. Okuduğum bölümün pek bir garantisi yok o yüzden bizim bir şeyler yapmamız lazım. Ben bölümümle alâkalı şeyler yapmaya çalışacağım ama şu okul bir biteydi. Bir mezun olsaydık önce.. Şimdi ben bunları söylüyorum ama inşallah ömrümüz olur da yaşarsak belki bu yazıma 2 yıl sonra baktığımda o halime çok şükür ederek bu durumuma güleceğim.. Kim bilir işte. Yarın ola hayrola demekten bıktım ben artık çalışmak istiyorum uleynnn 😀 Yeter okuduk valla. Okuya okuya aynştan’mı olacaz bilmiyorum ki.. Aynı konuları görmekten midem bulanıyor artık. Bir taraflarım el vermiyor kayış koptu kopacak vaziyette. Amaannn diyerek boşvermek istiyorum lan! Niye olmasın ki di mi diyor ve yazımı daha fazla uzatmadan noktalamak istiyorum. Okuyan gözlerinize sağlık..

Bu yazıdan önce yazmış olduğum "Çorba Misali.." başlıklı yazımı da okumanızı tavsiye ederim.

Enes ILHAN

Herkese Merhabalar, ben Enes İLHAN. Gaziantep'te doğdum, Adana'da Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı bölümünü okudum ve 2012'de mezun oldum. Askerliğimi uzun dönem olarak, { acemiliği Ankara/Mamak'ta , usta birliğini ise Hatay/İskenderun'da } yapıp bitirmiş bulunmaktayım. Şimdi ise hayata atılmanın çabası içerisine girmiş bulunmakta olup iş bulma derdindeyim.

3 Yorum Yapılmış

  • Son paragrafın kesinlikle değinilmesi gereken bir konu.Neden dersen ülkede gereksiz -veya yetersiz- bir eğitim sistemi var.Bununla ilgili çok güzel bir makale yazılır aslında Enes Abi.Akşama yazarım.Güzel yazmışsın yine.Tebrikler.

  • Bende aynı şeyleri yaşıyorum. Canım bilgisayar mühendisliği istiyor ama matematiğim çok kötü, ingilizcem çok iyi. O yüzden dil bölümünü seçeceğim galiba. Dil bölümünün de meslek alanı biraz dar olduğu için ben de bu konuda çaresizim. Allah yardımcımız olsun enes abi 🙂

  • Ben de zaman zaman çocukluğumun güzel anılarını özlemle hatırlıyorum…

    Ne yazık ki gelecek kaygısı hemen herkes için mevcut aslında ama bazıları karakterleri gereği böyle şeyleri göz ardı edebilmede daha başarılı. Bazıları da gereğinden fazla düşünüyor. Bilmiyorum belki bana katılmayacaksın ama aslında hayatı heyecanlı kılan şeylerden biri de gelecek için kaygı duymak.

    Şimdi biraz gerçek hayata dönüp konuşursam; bizim toplumumuzla ilgili şöyle bir gerçek var: Yaratıcı düşünce ve girişimcilik ruhu biraz zayıf kalmış. Belki de geçmişte insanlara fazla fırsat verilmediği için böyledir. Üniversiteden mezun olup biryerlerde işe girmek için çabalıyor herkes. Halbuki AB fonları, mikro krediler ve sanayi bakanlığı vs. destek programlarından faydalanıp iş kurmak fikrini de benimsememiz lazım. Birçok büyük şirketin böyle küçük adımlar fakat büyük fikirlerle kurulduğunu görmemiz lazım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir