30 Mart 2017: Perşembe
Gölge

Çocukluğumuzun Mahalle Maçları

Özgün Yazılarım 16 Mart 2013 8 3.036  
Bu Kişisel Blog'da 551 kategori'de yazıya yazılmış adet değerli yorumlarınız bulunmaktadır..

Şöyle bir bakıyorum da geçmişe, ne günlerdi ama.. Çocukluğun vermiş olduğu o heyecan o fırtına her yere yansıyordu. İçimize kurt kaçmış gibi etrafta fır dönmeler, evin içinde ev halkına huzur vermemeler çok güzeldi.. O enerji evde bizi çok sınırlardı o yüzden evden çok dışarıda zaman geçirirdik. Kimi zaman izin alamaz, eve mahkum edilirdik. O yüzden evin temizlik günlerini iple çekerdik. İple çekerdik ki annemiz bizi dışarı salıversin. Burada “afat” denilen bir deyim var bilmiyorum duydunuz mu ?

Yani çok munzur, çok yaramaz ve haylaz anlamlarına gelen bir kelimedir esasında. Bize de afat derlerdi, özellikle de bana.. Çok yaramazmışım küçükken. Ben hatırlarım ne naneler yemiştim zamanında. Bununla ilgili güzel bir söz var aslında ama burası yeri değil. Sonu hep komşuların şikayetleriyle geçen bir çocukluk.. Haksız yere çocukların iftiraları felan da olurdu. Yapmadığım şeye yaptın denilince deliye dönerdim. Bunlar çocuklukta olur bilirsiniz. Her neyse asıl konumuza gelelim.

Her çocuk gibi maç yapmayı ve maç izlemeyi çok severdim. Kaptan tsubasa çizgi filmi bizi oldukça etkilemişti zamanında. Şu an televizyonda hâla oynuyor, yumurcak tv‘de. Bu yüzden maça ilgimiz oldukça yüksekti anlayacağınız. Her sokağa gidişimde muhakkak maç yapardık arkadaşlarla. Okuldan eve gelir, direk sokağa giderdim. Topumu alıp mahalleye gittiğimde arada sırada kimse olmazdı. Bende evlerinin zilini çalarak çağırırdım. Aynı şekilde onlarda beni.

Bazı zamanlarda hüsranla biterdi mahalleye gitmek. Elimizde top, umarsızca arkadaşlarının ya uyanmasını beklemek, ya da okullarından gelmesini beklemek.. Ama bir de arkadaşları toplayıp mahalle maçlarına gidince ne mutlu ne heyecanlı olurduk.. Ben kuzenimi çok severdim küçükken. Ama o başka bir yerde ben başka bir yerde otururdum. Onunla buluşunca hem çok sevinir hem de yapacağımız maçları düşünürdüm. Hele ona nasıl futbol oynadığımı göstermek benim için en büyük mutluluktu.

Başka yerlerde oturuyorduk dedim ya o benim nasıl oynadığımı görmüyordu. Ne hikmetse onunla oynadığımızda bir türlü kendi oyunumu oynayamazdım. İşte o zaman çok üzülürdüm. Herkes iyi oynadığımı söylerdi fakat onun gözünde abartılan kadar iyi oynamadığımı hatta kötü bile oynadığımı düşünürdü. Bende bu duruma çok kızardım ama çocukluk işte.. Mahalle mahalle maç yapmaya giderdik. Genelde maçlarımız deplasmanda olurdu, çünkü bizler daha istekliydik. O mahalle senin şu mahalle benim sürekli oynardık.

Bazen sonu iyi bitmeyebilirdi. Kibar ismi mızıkçılık olan yanma eylemi ile sık sık karşı karşıya gelirdik. Birde maçlarda öyle terimler uydurulurdu ki çok anlamsız şeyler. Mesela top kale üst direğini geçiyorsa çocuklar buna “boy” der. Taç atışı düzgün kullanılmamışsa buna “öğretik” denir. Top ele bilerek değer ama buna “çarpma” denir. 3 korner kesinlikle penaltıdır mesela. Tek kalede 5‘e 5 oynamak yine biz çocukların oyun anlayışıdır..

Bugün bu anılar gözümün önüne geldi ve sizlerle paylaşayım istedim. Eminim birçoğunuzun böyle anıları vardır ve bunları muhakkak yaşamışsınızdır. Eski çocukluk güzeldi ya. Ne kırılmadık cam kalırdı, ne de bedduasını almadığımız kadınlar.. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, allah’a emanet olun…

Bu yazıdan önce yazmış olduğum "Yeniden Ders Çalışmaya Başladım" başlıklı yazımı da okumanızı tavsiye ederim.

Enes ILHAN

Herkese Merhabalar, ben Enes İLHAN. Gaziantep'te doğdum, Adana'da Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı bölümünü okudum ve 2012'de mezun oldum. Askerliğimi uzun dönem olarak, { acemiliği Ankara/Mamak'ta , usta birliğini ise Hatay/İskenderun'da } yapıp bitirmiş bulunmaktayım. Şimdi ise hayata atılmanın çabası içerisine girmiş bulunmakta olup iş bulma derdindeyim.

8 Yorum Yapılmış

  • Abi aramız da yaş farkı olmasına rağmen bende şunları hatırlarım
    Topu atan alır, top sahibi kaleye geçmez ve takımı kurar atan galip yiyen mağlup , kolasına mahalle maçları 🙂

  • Münzevi

    Çok sıcak bir yazi olmuş gerçekten Enes. “En güzeli hep çocukluktu.” Futboldan pek hoşlanmasamda bu yazı da çok başka geldi 🙂

  • @Goomass,
    Hiç sorma onu. Küçükken sayısız topum patlamıştır. Hep de benim topum patlardı, çok üzülürdüm ama öyle böyle değil. Sonra bir ara alışmıştım topumun patlamasına ve üzülmüyordum. Sanırım o zaman duyarsızlaşmıştım 🙂
    @Münzevi,
    Teşekkür ederim beğendiğin için sevindim. Gerçekten öyleydi ya. Tek futbol değil ki ne oyunlar oynardık küçükken. Kızlar bize özenirdi biz kızlara. Onlar maç yapmak isterlerdi “beni de al takıma” diyerekten, ben de ya ip tutmak isterdim ya da o ip oyununu bizzat oynardım. Farklı ya çok farklı.. Neler vermezdim o günleri uzaktan bir an bile görmek pahasına..

  • O güzel çocukluk günlerini hatırlatan bir yazı olmuş. Gürültü yapıyoruz diye az mı komşu kadınlardan azar işittik! Az mı topumuzu kestiler bahçelerine kaçınca 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir