Blogunuzdaki Son Yazı Ne Olurdu ?

Evet diyelim ki blogunuzdaki son yazıyı yazıyorsunuz. Ve bu sizin belki 5 ay belki 5 sene ve belki de daha uzun süre ayakta tutmaya çalıştığınız veyahut öylesine yazarak zaman geçirdiğiniz blogun son yazısı. Düşünün bakalım ne yazardınız ? Bundan 2 veya 3 sene önce kötü bir hastalığa yakalanan bir blogger’ın son anlarını yazması beni çok ama çok derinden etkilemişti. O gün bugündür ölümü düşünerek yazıyorum. Hatta bir ara kafayı baya bir takıp bir konu bile açmıştım bunun üzerine. Bkz: o yazı Tabi o zamanlar daha küçüktüm ve belki de daha yoğun yaşıyordum duygularımı.

Her neyse aklıma gece gece takıldı nereden estiyse.. Bu aslında düşündüm de çok güzel bir mim konusu olabilir. Çünkü içerdiği başlık itibariyle blogcuları ilgilendiren bir konu aslında. Bakalım yazı sonunda aklıma çeşitli takip ettiğim bloglar gelirse mimleyebilirim. Ama ondan önce konu vahim. Ve aslında baya düşündürücü. Belki de son yazıyı yazamadan gideceğiz bilmiyorum ama böyle bir imkan olsa ne yazardık acaba ? Bizden sonraki nesle yaptığımız iyikötü davranışlar ve öğütler mi yoksa geleceğe bir takım mesaj göndermeyi mi denerdik bilemiyorum..

Şahsen ölümü uzun zamandır düşünüyorum ve çevremde ölen insanların haberini aldığımda düşünme kat sayım daha da artıyor. Artık klişeleşen bu soruyu herkes biliyordur; “Issız bir adaya düşseniz yanınıza alacağınız 3 şey ne olurdu ?” Ben bunu sormak yerine şunu sormayı kesinlikle tercih ederim: Son yazınızı yazma iznini verdi size yaradan ve siz bu son yazınızda ne yazmak isterdiniz ? Bu soruyu kendime sormuş olarak kabul ediyorum. Benim yanıtım muhtemelen sanalda da olsa yaptığım hatalardan ne kadar pişman olduğumu burada da aktarmak isterdim. Ve bu blogun sahibinin kardeşim olmasını ve benim adımla kendisinin devam ettirmesini isterdim.

Gerçekten bunu isterdim. En azından sanalda olsa bir vasiyetim, bir mirasım olurdu ve onu en emin kişilerden birine emanet ederek giderdim bu dünyadan.. Kemiklerim sızlarmıydı bilmiyorum ama benim yaptığım hataları kardeşimin yapmamasını ve benim bloguma her girdiğinde ölümü hatırlayarak bana dua etmesini dilerdim.. Sizler ne isterdiniz bu son yazınızda dostlar ? Herkesin muhakkak değişik bir fikri çıkacaktır. Bu farklı fikirler çoğaldıkça kimin ne yaptığını bilmek güzel olur düşüncesindeyim.

Bu fani hayat elbet bir gün son bulacak ama önemli olan hayatımızın son bulması değil, nasıl son bulmasıdır. Herkesin hayali ve herkesin gerçekleştirmek istediği hedefler var. Ama işte şu da var ki ölüm zaman mekan dinlemiyor.. Nasıl öldüysek öyle dirileceğiz. Her yeni uyanışta şükür ediyor muyuz bu mutlakiyetin sahibi Allah’a ? Veya her kalbiniz attığında doğumunuzdan beri teşekkür ettiniz mi bunun için ? Veya hiç karşılık beklemeden bizi bu nimetlerle donatan rab’be şükran borcumuzu nasıl ödeyeceğimizi düşündük mü ?

Daha fazla derine dalmadan sizlerinde fikirlerini merak ediyorum açıkçası. Çeşitli blogları mimlemek geçti aklımdan ama geri vazgeçtim. Buradan da düşüncelerinizi okumak güzel olur. Daha güzel günlerin geçmesi dileğiyle canlar kendinize nolur çok iyi bakın ve bu başlıktaki soruyu düşünün lütfen buraya yorum yapmasanızda…

Bu yazıdan önce yazmış olduğum "Bende Artık Turhost'tayım" başlıklı yazımı da okumanızı tavsiye ederim.

Herkese Merhabalar, ben Enes İLHAN. Gaziantep'te doğdum, Adana'da Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı bölümünü okudum ve 2012'de mezun oldum. Askerliğimi uzun dönem olarak, { acemiliği Ankara/Mamak'ta , usta birliğini ise Hatay/İskenderun'da } yapıp bitirmiş bulunmaktayım. Şimdi ise hayata atılmanın çabası içerisine girmiş bulunmakta olup iş bulma derdindeyim.

7 yorum

  1. yemre   •  

    Daha önce hiç aklıma gelmemişti düşünmemiştim ama son yazımda sanırım bol bol dua isterdim.

  2. Taner AKSOY   •  

    Enes nasıl bir konu bu yahu 🙂 Mimle istersen bizleri bizlerde bir iki şey yazarız 🙂 Hafta sonu daha güzel bir yorum yazacağım.

  3. Aslı   •  

    Aslında son olarak ne söylemek ,ne yazmak istemezdim.Ben bir hayatı ya da feslefeyi tek kelimede özetlemeyi sevmiyorum.Dua ister miydim onuda bilmiyorum.Ben insanın yaşarken en hayırlı duaları kendisinin yapabileceğine inananlardanım.

    Ama şunu yapıyorum yaklaşık on yıldır hayatımdaki önemli anları,kırılma noktalarını yer,zaman ve ruh hali anektodu ile hiç değiştirmeden kağıda aktarıyorum böylelikle o anlar her zaman elimin altında oluyor.Bir nevi geçmişin kaydını tutuyorum bu bana ne kadar yol aldığımı ve hangi badireleri geride bıraktığımı gösteriyor, bunu yapmayı çok seviyorum

    Ve belki de son günümü hergün yazıyorum.Ne de olsa hangi gün son bilemeyiz değil mi?

  4. Rıza Güneş   •  

    Enes son yazıyı yazmak bana göre o anki ruh haline bağlı bir şey, ölüm korkusu da iyice artmışsa her istediğini yazamazsın. Çok pratik ve benimde kullandığım bir yöntem; 6 ay ertelemeli yazı. İstediğinin arkasından saydır yada o anki gerçek düşüncelerini belirt. Öldükten sonra gazetelerin manşetlerindeyiz 🙂

  5. Server Bedii   •  

    ” Son yazıyı yazmak ” gerçekten üzerinde çok düşünülecek bir konu.Ben olsaydım hayatımda yaptığım hataları,hakkını helal etmesini istediğim kişileri,hakkımı helal etmediğim kişileri,ölene kadar saklayacağım sırları,bana dua etmelerini yazardım ama baya bi detaylı yazardım doğumumdan ölene kadar yani

  6. Enes ILHAN   •     Yazar

    Evet sanırım çoğu kişi dua ve helallik istemeyi tercih ediyor. Çok daha farklı şeyler isteyende olabilir ama ortak kanı sanırım bu ikisi.

  7. Melih Mert   •  

    Yazıyı okurken cidden karanlık düşünceler içine girdim , bir o kadar tuhaf ve bir o kadarda üzüntüye soktu beni. Oturdum ve 10 dakika düşündüm “ne yazardım acaba?” diye. Sanırım üzülmemelerini herkezin bir gün bu duyguyu tadacağını ve bloguma iyi bakmaların uzun bir şekilde anlatırdım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güvenlik Sorusu ? * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.