80’lerde Çocuk Olmak

Çok hoşuma giden bu yazıyı sizlerle paylaşmak istedim. Bizim çocukluğumuzda da pek fark yoktu ama harbiden 80 kuşağı daha iyiymiş. Biz bir sonraki kuşak olduğumuz için her kuşak malesef bizliğimizi biraz biraz olsun yitirdik. Şimdi eskisiyle şu zamanı mukayese bile etmiyorum. Eminim bunu okuyanlarınız kendilerinden muhakkak bir şeyler bulabilirler. Şimdi ki nesil bile kendinden bir şeyler bulabilir, çünkü dedim ya her kuşak daha da kötüye gittik. Eski yılları malesef geri getiremiyoruz ama yapabildiğimiz tek şey özleyebilmek sanırım..

Saçlara jöle, tırnaklara oje, sürülemez, spor ayakkabıyla okula girilemezdi. Erkekler kravat, kızlar fiyonk takmadan, yaka ve tırnak kontrolü yapılmadan derse girilemezdi. Sabahları bahçede sıra olunur, pazartesi sabah Cuma öğleden sonra müdür konuşma yapar, özel günlerden biriyse saygı duruşu yapılır ve gerçekten saygıyla durulur, İstiklal Marşı okunurken dik durulur, konuşulmaz, saygı duyulurdu.

Öğretmenlerle dalga geçilemez, veli toplantıları aileye korkarak bildirilir, okulda “konuştuğun” (sevgilin) varsa sadece bahçede yan yana yürünürdü. Forma ile okula gidilir, eve gelene kadar forma çıkarılmazdı. Gömlekler pantolonların – eteklerin, içine sokulur, okul renkleri dışında bir renk giymek yürek isterdi. Küpe, kolye, yüzük, bilezik hafta sonları takılır, saçlar erkeklerde tıraşsız, kızlarda 3 boğum örgüsüz ise disipline gidilirdi.

Cep telefonu yoktu, internet de yoktu ama yine de öğrenciler birbirleri ile haberleşirdi. Biyoloji dersinde üreme konusu anlatılırken utanılır, aruz ölçüsü ezberlerken delirilir, milli güvenlik hocaları askeri disipline sokmaya çalışırdı. Okul kitapları üzerinde sevilen sanatçı resimlerini olduğu klasörlerde taşınır, ders yılı başında mutlaka kap kâğıdıyla kaplanır, etiketler yapıştırılır, etikete adı-soyadı- sınıfı- hangi dersin kitabı olduğu yazılır, o derse ait defterler de kolaylık olsun diye aynı desen kap kâğıdıyla kaplanır, ders sırasında yanında kitabı olmayan azarlanırdı.

Sınıflar kalabalık olsa da çıt çıkmadan ders dinlenir, boş derslerde sınıftan çıkılmaz, ders saatlerinde okul sınırlarını ihlal etmek isteyenlere acınmazdı. Ödevler mutlaka yapılır, dönem ödevleri için kütüphaneler, meydanloueres, ana ya da temel britanikalar taranır, ödevler elle ve mutlaka dolmakalemle yazılırdı. Yat denince yatılır, sabah okula servis yerine otobüsle gidilir, bazen çanta yoklaması yapılır, okula yasak bir şey getirilemezdi.-okulun herhangi bir yerinde sakız çiğnenemez, derslerde bir şey yenemez, su içmeye gitmek için izin istenirdi.

Birine uyuz olduysak öğretmene şikâyet eder, asla kendimiz sopayla, bıçakla girişmez, çeteleşmez, okul dışında bile kavga etmezdik. Bilirdik ki kavga edersek evde ya da okulda bi posta daha dayak var. Kızlarla erkekler birbirine mesafeli durur, el şakası yapmaz, küfürlü konuşmaz, efendilik bozulmazdı. Yerli malı haftası sınıf pikniğine döner, her tür yiyecek bulunur ve biz bu yemekleri paylaşırdık.
Kitap okurduk örneğin, ödev bile olsa okurduk. Değiştirip kitapları öyle okur, kütüphaneden kimlik çıkartır kütüphanede okurduk.
Biz öğrenci gibi öğrenciydik. Saygılıydık, tertipliydik, edepliydik…

Biz çok güzel öğrencilerdik. Çok zor da olsa o dönemlerde hayat, şimdikiler gibi kayıp kuşak değildik. Hayatın bir anlamı vardı ve biz bunu bilmesek bile hissederdik…

Bu yazıdan önce yazmış olduğum "Çocuklukta Yaptığımız İğrenç Şeyler 🙂" başlıklı yazımı da okumanızı tavsiye ederim.

Herkese Merhabalar, ben Enes İLHAN. Gaziantep'te doğdum, Adana'da Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı bölümünü okudum ve 2012'de mezun oldum. Askerliğimi uzun dönem olarak, { acemiliği Ankara/Mamak'ta , usta birliğini ise Hatay/İskenderun'da } yapıp bitirmiş bulunmaktayım. Şimdi ise hayata atılmanın çabası içerisine girmiş bulunmakta olup iş bulma derdindeyim.

4 yorum

  1. Murat   •  

    80’ler benim çok hoşuma gidiyor abi , abim anlattığı zaman keşke bende 80’lerde çocuk olsaymışım diyorum 🙂

  2. Makaleyi okurken kendimden pay çıkardım. Aslında bunlar benim zamanımda da vardı. (95 doğumluyum.) Ama sadece ilkokul yıllarında. Ortaokul yıllarımda bu yukarıda yazılanları yavaş yavaş kaybettiğimi, lise yıllarında eser bile kalmadığını hatırlıyorum. Şimdi bakıyorum çocuklara ilkokullarda bile bu saygı yok. Zaman geçtikçe değişiyoruz galiba.

    • Mustafa   •  

      Aynen Hakkı’ya katılıyorum. İlkokul döneminde bizde de az buçuk vardı bunlar.
      Ama zaman geçtikçe değişmiyoruz, -değiştiriliyoruz-.

      Ben de çok isterdim o dönemde yaşamayı.
      Eyvallah bu güzel yazı için (:

  3. soulmy   •  

    Tsubasa’yı bazen uyduda görüyorum. Yaş 28 ama hala izliyorum ya 🙂

    Türkçe dublaj olarak bölümlerini bir bulsam, hepsini indirip arşivleyeceğim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güvenlik Sorusu ? * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.