Enes İLHAN\ "" tarihli arşiv

Sinema 11 yorum 3.971 29 Eylül 2013

Bu yazımda hint filmlerine artan ilgim ve sizlere tavsiye de bulunacağım bir kaç filmden bahsetmek istiyorum. Aslında beni en çok şaşırtan filmlerinin uzunluğu. İzlediğim ilk film ghajini’de ilk parttan sonra onun gibi bir part daha olduğunda hayretler içerisinde kalmıştım. Fakat film çok sürükleyici ve heyecanlı olduğu için izlemeden kapatamamıştım. Her hint filmi yaklaşık olarak 2,5 saat sürüyor arkadaşlar ortalama olarak. Ben izlediğim 56 filmden böyle hesapladım.

Öyle İşte.. Yorum Yok 1.335 23 Eylül 2013

Aslında spor ile ilgili pek yazı yazmıyorum ama bugün bu yazıyı nedense yazma gereği hissettim. Önce hafta içinde galatasaray’ın real madrid’e farklı yenilmesi sonra da dünkü yaşanan olaylar. Aslında ikisi birbirinden farklı olaylar ama konu açılmışken ben ikisine de değinmek istiyorum. Önce hafta içindeki maça değinmek istiyorum. Galatasaray farklı yenildi, birçok kişi üzülürken birçok kişi de bu duruma nasıl sevindi anlatamam. Sevinenlerin arasından bende vardım çünkü geçen sene iyi oyununa rağmen yenilmesine üzüldüğümüz galatasaray taraftarı fenerbahçe’nin avrupadan elenmesine ve ön elemede oynadığımız arsenal maçlarında oldukça keyifliydiler.

Tanıtıcı Yazılar Yorum Yok 1.002 22 Eylül 2013

Televizyonlarda program hazırlamak ne kadar zor bir iş ise, bu programları belli bir yayın akışı içinde sunmak da bir o kadar zor ve iyi bir araştırma gerektiren bir konudur. En güzel programlar bile iyi bir yayın akışı içinde sunulmazsa izlenme oranı düşecektir. star tv yayın akışı sitesinde iyi bir yayın akışının nasıl olması gerektiğini de görebilirsiniz. Bu sitede hangi gün, hangi saatte, hangi programların olduğunu gösteren planları göreceksiniz.

Mini Blog Yorum Yok 1.155 17 Eylül 2013

Sultan Abdülhamid düşmanı bir şairin, Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra yazdığı şiir…

SULTAN ABDÜLHAMİD HAN’IN RUHANİYETİNDEN İSTİMDAT
(Şiirin tamamı)

Nerdesin şevketli Sultan Hamid Han?!
Feryadım varır mı bârigâhına?
Ölüm uykusundan bir lahza uyan,
Şu nankör milletin bak günahına.

Tahrike yeltenen tac ve tahtını
Denedi bu millet kara bahtını
Sınadı sillenin nerm ü sahtını
Rahmet et sultanım sûz-ı âhına

Tarihler ismini andığı zaman
Sana hak verecek ey koca Sultan!
Bizdik utanmadan iftira atan
Asrın en siyâsi padişahına.

Padişah hem zalim hem deli dedik,
Îhtilale kıyam etmeli dedik,
Şeytan ne dediyse biz belî dedik,
Çalıştık fitnenin intibahına!…

Divane sen değil, meğer bizmişiz
Bir çürük ipliğe hülya dizmişiz,
Sade deli değil, edepsizmişiz,
Tükürdük atalar kıblegahına!

Sonra cinsi bozuk, ahlakı fena
Bir sürü türedi girdi meydana,
Nerden çıktı bunca veled-i zina!
Yuh olsun bunların ham ervahına!!

Bunlar halkı didik didik ettiler
Katliâma kadar sürüp gittiler,
Saçak öpmeyenler secde ettiler,
Bir asi zabitin pis külahına!

Bu gün varsa yoksa Mustafa Kemâl*
Şöhretine herkes fuzulî dellâl
Alem-i ma’nadan bak da ibret al
Uğursuz tali’in şu gümrahına!

Haddi yok alçakla derde girenin,
Sehpâ-yı kazaya boyun verenin!
La’netle anılan cebâbirenin,
Rahmet okuttu bu en küstahına!

Çok kişiye şimdi vatan mezardır!
Herkesin beladan nasibi vardır!
Selamete eren pek bahtiyardır,
Bu şeb-i yeldanın şen sıyâhına.

Milliyet davası fıska büründü!
Ridâ-yı diyanet yerde süründü!
Türk’ün ruhu zorla asi göründü,
Hem Peygamber’ine, hem Allah’ına!

Sen hafiyelerle dem sürdün ancak
Bunlar her tarafta kurdu salıncak
Eli, yüzü kara bir sürü alçak
Kement attı dehrin mihr ü mâhına!

Bu itler -nedense- bana salmadı,
Belalıydı başım kimse almadı!
Seyrandan başka da bir iş kalmadı,
Gurbet ellerinin bu seyyahına!

Hoş oldu cilvesi cumhuriyetin!
Tadı kalmamıştı meşrutiyetin,
Deccala zil çalan böyle milletin,
bundan başka çare yok ıslahına.

Lakin sen sultanım gavs-ı ekbersin!
Ahiretten bile himmet eylersin.
Çok çekti şu millet murada ersin
Şefaat kıl şâhım medet hâhına.[1]

Rıza Tevfik Bölükbaşı

*“Mustafa Kemâl” ismi sansürlenmişti.

***

Not: Rıza Tevfik ölüm döşeğinde şunları söylemiştir:

Ben bu şiiri Türk milletine hakaret kasdıyla değil, tamamıyle aksi olarak, Türk milletini ölüme götüren bir zümreyi teşhir ve Abdülhamid Han’a edilen iftiraları tesbit gayesiyle yazdım. 31 Mart vakasını tertiplediği isnadı altında tahtından alaşağı edilen büyük hükümdar, bu isnadla, sade iftiraların değil, tertiplerin de en hainine hedef tutulmuştur. 31 Mart’ı tertipleyen İttihatçılar ve bu işe memur edilenler arasında bizzat ben varım. 31 Mart’ı kışkırtma ve körükleme işini Selim Sırrı ile Rıza Tevfik idare etti. Hasta yatağımdan söylediğim bu sözlere tarih kulak kabartsın.

Günlük 14 yorum 3.995 17 Eylül 2013

Evet yine karşınızda hem büyük lokma yiyip hemde büyük söz eden naçizane benin hikayesini okuyacaksınız. Çok acayip bir giriş olduğunun farkındayım, çünkü sanırım yazmaya yazmaya yazmayı da unutmuşum 🙁 Her neyse bu kadar laf kalabalağından sonra esas mevzumuza dönelim.. Efendim bugüne kadar bir çok telefon değiştiren, hiçbirinde tatmin olmayan bendeniz artık o hep nefret ettiğim markanın telefonunu almış bulunmaktayım. Hatta yeni de almadım. Gururuma yediremediğimden yazıyı da geç yazıyorum, kusura bakmayın.