28 Mart 2017: Salı
Gölge

Taso Oynamak Bir Sanattır …

Bu yazı 3 sene [3 seneden daha eski de olabilir] veya daha önce yayınlanmış olduğundan; görülen linklerde, resimlerde veya kodlarda hata olması çok olası. Herhangi bir hata ile karşılaşmanız durumunda bana buradan bildirebilirsiniz. Anlayışınız için teşekkür eder, keyifli okumalar dileriz :) Enes İLHAN
Özgün Yazılarım 29 Temmuz 2010 20 11.172  
Bu Kişisel Blog'da 551 kategori'de yazıya yazılmış adet değerli yorumlarınız bulunmaktadır..

Taso dendiğinde aklımızın kalktığı o yıllar neydi öyle ? Büyük bir hayranlıkla Pokemon çizgi filmini izlerdik ilk başta. Daha sonra da cipslerin içinden çizgi filmdeki hayvanların maketlerini çıkartmaya bakardık paketlerin içinden.. Tabi biz cips paketlerini alırken işi sadece Şans kavramına bırakırdık. Fakat benim uyanık arkadaşım bunun da yöntemini bulmuştu! Paketi ilk başta inceler gibi eline alırdı ve parmaklarıyla mıncıklardı içinde taso varmı yokmu diye ! Ve o şekilde bir sürü tasomuz olmuştu o arkadaşın üçkağıtçılığıyla 🙂 Daha sonra da gözü doymayan biz insanoğlu elimizdekiyle yetinmeyip daha çoğuna göz dikerdik.

Mahallede elinde tasosu olan hemen birbirini utmak için(kazanmaya utma derlerdi bizim çocukluğumuz) oyuna dalarlardı. Bir süre sonra bu kervana bende dahil olmuştum. Sürekli döğüşürdük bu taso yüzünden. Ben çoğu zaman karşımdakini yenerdim ve onun ellerindekini alırdım hemde acımasızca 🙂 Ama gelin görün ki bu her zaman böyle olmuyordu. Bazen yendiğim halde tasolarını alıp kaçardı kişiliksiz çoçuklar 😛 Az para da vermedik hani şu tasolar için!

Kimi zaman cipslerde taso çıkmazdı bizde onun yerine diğer çocuklardan paralı olarak alırdık, akla bak sen 🙂 Bu tasoların hayatımda büyük önemi olmuştur. Küserken taso, barışırken yine taso. Bazen kimsenin taso oynamadığı zamanda elimdeki bir yığın plastik parçası anlamsız kalırdı. Bazen sinirlenip hepsini kırdığımda olmuştu ve bir daha başlamayacaktım tasoya. Ama içimdeki tasoya karşı olan aşk tekrar başlamamı da beraberinde getirmişti.

Tabi bu tasolar sadece erkek evlatları için geçerliydi. Kızlar bu oyunlarda zerre tat almazlardı ve haklılardı da aslında 🙂 Şu an çok anlamsız olduğunu düşünüyorum ama küçüklüğümde yeri çok başkaydı. Eminim taso oynayan birçok blogcu vardır şu İnternet dünyasında 🙂 Neyse biraz fazla oldu galiba yazı. Çocukluğumdan kalanları aklıma estikçe yazıyorum işte 🙂 Son olarak şunu sorarak bitireyim yazıyı ? Sizin tasodaki kahramanınız kimdi ? {Benim ki pikacuydu :P}

Bakın bu da pikachuyu anımsatacak bir video :p :

Bu yazıdan önce yazmış olduğum "İnsanın Kendi Blogu Gibisi Yok !" başlıklı yazımı da okumanızı tavsiye ederim.

Enes ILHAN

Herkese Merhabalar, ben Enes İLHAN. Gaziantep'te doğdum, Adana'da Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı bölümünü okudum ve 2012'de mezun oldum. Askerliğimi uzun dönem olarak, { acemiliği Ankara/Mamak'ta , usta birliğini ise Hatay/İskenderun'da } yapıp bitirmiş bulunmaktayım. Şimdi ise hayata atılmanın çabası içerisine girmiş bulunmakta olup iş bulma derdindeyim.

20 Yorum Yapılmış

  • Enes İLHAN

    @Savaş Çalışkan
    Şimdi ki çocukların oynamama sebebi Bilgisayar ile çok erken yaşta tanışmış olmasıdır. Ben bilgisayar ile 16 yaşında tanıştım fakat şimdi ki nesil 11'den itibaren bilgisayarla haşır neşir oluyorlar. Böyle olunca da dışarıda geçirilecek olan vakit tamamen sanalda geçiriliyor..

  • Mücahit

    Enes abicim amcamın oğlunun bana büyük taso getirdiğini bilirim o gün için benim en çok sevdiğim kişi o olmuştu. gerçekten çok güzel günlerdi.
    Bunun yanı sıra gildik (misket)'inde yeri bir başka tani o neydi öle yaa oyunlarla yatıp oyunlarla kalkardık 🙂

  • Sinan YORULMAZ

    Ben bilgisayar ile 8 yaşımda tanıştım. Şuan 18'deyim. O zaman telefondan giriliyodu internete. (: Tabi o zaman blogmuş web sitesiymiş ne işim olur. Need For Speed II vardı o zaman. Bi klavyeden 2 kişi oynayabiliyordu…

    Taso'ya gelince biz grup yapmıştık. 4 kişiydik. Mahalle mahalle dolaşıp herkezi yenerdik. Poşetlerle taşırdık pasolarımızı. (: Ne günlerdi be. Yendiğimiz çocukların anneleri gelirdi felan. Balbazar vazgeçilmezimdi. (: Hatta onun çıkardığı sesi hala çıkarabiliyorum. (:

  • Enver Arslan

    Pokemon ile çıkan tasolar çok güzeldi. Ondam sonra abuk subuk çizgi filmlerin tasoları çıktı. Birazda teknolojiyi soktular içerisine tat bırakmadı. Benim oynarken acayip yöntemlerim vardı. Yerdeki tasoya paralel olarak atıp çevirirdim hemen 🙂 Herhangi bir favorim var mıydı şimdi hatırlamıyorum. Şu sanal alemde aldığımız zevk hiç kalırdı çocukluğumuzdaki heyecanın yanında. Keşke çocuk kalabilseydik. Teşekkürler yazı için.

  • King_Wolf Security Pages

    @Enver Arslan
    Enver bende dik atıyordum o zaman yere paralel olan taso hareket ediyordu eğer tam köşesine denk getirebilirsen ters çevriliyordu ütüyordum.Bütün mahalle benim taktiği kullanmaya başlamıştı anlamını yitirmişti 🙁 🙁 😀

  • Doğuhan Fidan

    Ben hiç Pokemon tasolarıyla oynamadım. Hep çeşitli tasolarla oynadım 😀
    Hakikaten de güzel günlerdi o tasolu günler. Keşke şimdi de oynansa 😀

  • Semih

    bi aralar da metal tasolar çıkıyodu cipslerden fakat biz mıncıklamak yerine elimize bi mıknatıs alıp pakete gezdiriyorduk yapıştıgında tak diye bi ses gelirdi hemen alırdık o paketi 😀

    /kickercs|blogspot

  • Enes İLHAN

    Demek taso konusunda yalnız değilmişim arkadaşlar 🙂 Herkesin ayrı hikayesi çıktı çocukluktan kalan 🙂 Sevindim sizlerinde hikayelerinizi anlatmanıza. Tasolar şimdi olsa da oynasak nasıl olurdu acaba 😛

  • İbrahim ÇAKICI

    Ben de mahallede çocuklarla ütmenli taso oynardık. Ama hilenin ustasıydım 😀 tasoları öne bakan yüzüne doğru hafif bükerdik, her zaman açık gelirdi, üterdik 😀 El kırpma vardı bi de, elimi açık gelecek yöne doğru hafif kırpardım 😀 he he ne günlerdi be, ben taso biriktirip 20 tasoyla 1 tane futbol topu tks etmiştim, futbol topum hala evde, küçük mahalle çocukları bana sormadan alırlar oynarlar tekrar yerine sağlamca koyarlar 😀 Neyse sağolasın enes ilhan, bize eski hatıralarımızı hatırlattın sağol. Favori tasom, sikortıl 😀

  • Gökay Demirkıran

    Of Of ne oynardık tasoları her taso ütmesinden sonra sorulurdu kaç eline diye 5 dese her iki tarafta 5 taso ortaya bırakırdı ash cıkartmak olaganüstü birşeydi ben kücük bir bebeğe sectirmistim citosu ash cıkmıstı o günden sonra herkes o bebeğe sectirtmeye kalktı haliyle ablası çıkarcıydı bir çitos karşılığı seçmesine izin veriyordu 😀

  • Benimde bir hikayem var. 80-90 larda hiç bitmezdi bu tasolar. Çocuklar oynarken çatır çatır ses çıkarıyorlardı. Bende çok iyi oynardım. ve çok eskiden kalma tasolarımla hala da muhteşem oynuyorum. Ben, çocukluk zamanında, elimde, tam sayısını hatırlamıyorum fakat yaklaşık 50 tane tasomla dışarı çıktım. Kimi parkta salıncakta sallanıp Capri-Sun içiyor, kimi eti puf yiyor, kimi mino ya da sulugöz çiğniyordu. bir grup da taso oynuyordu. ”Oynayabilir miyim?” diye sordum. kabul ettiler. hiç tanımıyordum, ve tanışmış oldum. 50 tane gittiğimde, 76 taso ile birlikte eve döndüm. 3 tane Dev Taso kazandım. bir tane Ash, bir tane Pikachu olarak dev taso kazandım. diyeri Moltres ti. ceplerime sığmıyordu. Yanımdaki küçük poşete koydum.bir çocukta sadece 1 tane taso kalmıştı. Taso, Looney Tunes Dünya turundan Einstein di. Çok sinirli olduğu için, cebindeki Sir Isaac Newton’u çıkarıp yere attı ve susarak evine gitti. bende hemen arakladım. Bende sırf çıksın diye poşetin içinde parmak gezdirmiştim. Ah ne çocukluktu 🙂 🙂 🙂 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir