Sınavlar Bitti Nihayet

4 aylık dönem 1 ayda toplam 12 sınavın yapılmasıyla bitmiş oldu. Vizelere çalışamamanın etkisini yine vize sonuçlarında görmüş oldum. Notlarım epey düşüktü ama bir umut da beklemiyordum açıkçası. Tek bir umudum vardı, o da çan eğrisiydi.. Milletin ağzında bu laf dolandıkça benim umudum biraz olsun artmıştı. Hani bu sistemi daha önce örgün öğretim okuduğum için biliyordum. Atıyorum sınıfta en yüksek puan alan kişinin notu 50 ise siz 45 alınca harf notunuz BA‘ya kadar çıkıyor dolayısı ile puanınız 8590 arası olabiliyordu.

İşte bunun umuduyla girmiştim ilk vize sınavlarına fakat çok kötü geçtiği her halinden belli oluyordu. En yüksek notum 65‘di gerisini varın siz hesap edin.. Tabi vize sonuçlarını görünce eyvah dedim ! Bu kötü gidişata bir son vermem gerekti. Gerçi ne kadar çabaladıysam ilk sınavlar için kendimi hep uyuklarken buldum. Kitabı yazan profesörler‘in kafaları o kadar uçmuş ki bir yerden sonra bende kayışlar kopuyordu. Hatta bir tane derste uçuyordum nerdeyse..

Neyse efendim yumurta belli bir yere dayanmıştı. Benim ne yapıp ne edip bu sene alttan bir sınav bırakmamam gerekiyor diye düşündüm ve sınava 2 hafta kala çalışmaya başladım. Ama görseniz nasıl çalışıyorum. Tuvalette, banyoda, kendi odamda, oturma odasında vs.. Bu aldığım dersleri bir güzel internetten .pdf’lerini attım hem tablete hem telefona. Elime hangisi gelirse ondan çalışıyordum. Kitaptan çalışmak bana çok sıkıcı geliyordu. Bende işi biraz eğlenceli hale getirmek ve çalışmayı daha da kolaylaştıracak bir yöntem olarak bunu seçtim.

Sonuçta vicdanımı rahatlattım. İlk sınav gecesinde uyuyamadım heyecandan ve 2 saat daha çalıştım sabah 05:0007:00 arası.. Daha sonra sınavlara girdim. Neyse ilk sınavlara oranla çalıştığımın karşılığını aldığımı düşündüm. En azından il sınava göre 3 kat fazla çalışmıştım. Dostum dediğim kardeşimden farkı olmayan yakın arkadaşım vesilesi ile derslere daha bir şevkle sarılmaya başladım. Sınavda bazı sorular o kadar kazıktı ki mantıklı sallamanın bile imkanı yoktu !

Sonunda üzerimden büyük bir yük kalktı ve şu an çok rahatım şükürler olsun. Yalnız dilim silk sınavlarda yandığı için bundan sonra çalışmaları epey abartmayı düşünüyorum.. Bir kere şunu söyleyeyim harbiden bahtsız ve şanssızım. Yıllardır değişmeyen açık öğretim sistemi bu sene sanki biz kaydoluyoruz diye değişti ! Hep duymuşsunuzdur; “Nasıl geçiyorsun derslerden ? ” cevap çok manidar; “Çıkan sorulara bakıp özetleri okuyarak..” İşte bu bizim halkta yatarak geçme tabiri bu sene son buldu.

Ve artık AÖF tam bir örgün üniversite haline gelmiş bulunmakta. Önceden dört yıllık mezun olduğunuzda diplomanızda nereden mezun olduğunuz yazmayacak derlerdi, şimdi ise o dört yılı hakkı ile geçip gidene helal olsun diyorum bende.. Netice de sadece örgünden farkı derslere girmemeniz kaldı bir tek. Yakında yeni bir düzenleme ile derslerde verilir ve artık kimse aöf‘ye kaydolmaz diyerek yazımı bitiriyorum, hoşçakalın..

Bu yazıdan önce yazmış olduğum "Maç Yapmak Senin Neyine ?" başlıklı yazımı da okumanızı tavsiye ederim.

Herkese Merhabalar, ben Enes İLHAN. Gaziantep'te doğdum, Adana'da Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı bölümünü okudum ve 2012'de mezun oldum. Askerliğimi uzun dönem olarak, { acemiliği Ankara/Mamak'ta , usta birliğini ise Hatay/İskenderun'da } yapıp bitirmiş bulunmaktayım. Şimdi ise hayata atılmanın çabası içerisine girmiş bulunmakta olup iş bulma derdindeyim.

2 yorum

  1. Çağrı   •  

    Gözün aydın Enescim.Yalnız bir daha bu kadar kısa süreye bırakma derim . Keza böyle çalışmak işkenceye dönüşebilir.Yazık sana 🙂 Bu arada bu zaman zarfında blogunuda hiç ihmal etmedin ayrıca tebrik ediyorum.

    • Enes ILHAN   •     Yazar

      Çok teşekkür ederim hocam allah razı olsun. Evet bir daha böyle olmayacak inşallah. Elimden geldiğince yalnız bırakmamaya çalışıyorum. Ayrıca yapılan bir araştırmaya göre okurlar ihmal edilen blogları sevmiyormuş 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir