MYO Deyip Geçmeyin

Tahmin ediyorum ki her anne baba’nın son tercihi olacağı yerlerdir meslek yüksek okulları. Tercih derken tabi ki tercihi onlar yapmıyorlar ama çocuklarının da 2 yıllık üniversiteye gitmesini açık konuşmak gerekirse hiçbir annebaba istemiyor. Onlar 4 yıllığın 2 yıllıktan daha iyi olduklarını düşünüyorlar ama unuttukları birşey var: “Bunu kendiler bizzat okula giderek tecrube edinmemişler” Bizim toplumumuzda rakamlara çok önem verilir. Yani onlara göre 4, 2‘den daha üstündür. Ama çoğunda bunu kavrayacak yetenek mi diyeyim akıl mı diyeyim olmadığı için 2‘yi 4‘e tercih ediyorlar işin gerçeği. En kötüsüde bu bilgileri sokaktaki ahmet, mehmet, yada veli‘den duymuş olmaları. Yani kulaktan duyma yaşayan bir toplum olduğumuz için onları çokta dışlayamıyorum.

Her neyse dediğim gibi kimse(anne-babalar) 2 yıllıkları pek önemsemiyor. İşin daha da kötü tarafı üniversitelerin merkezleride önemsemeyince bu sefer haklı konumuna düşüyor bunu söyleyenler. Yani okuduğum süreçte gerçekten çukurova üniversite’sinden gözle görülür birşey göremedim 2 sene boyunca. Belki gören eden vardırda biz görememişizdir belli mi olur ! Kendimin ciddi ciddi kandırıldığını düşünüyorum. O kadar öğrenciden bende dahil harç parası alıyorlar fakat bu bize dönmüyordu diyebilirim. 2 sene içinde okulda hiçmi bir değişiklik olmaz yahu ! Haa dur dur aklıma geldi yaptılar bir şeyler doğru hatırladım şimdi. Yaptıkları şey ise okulun girişine daha cafcaflı bir tabela eklemek oldu. Bkz: {resim} Dikkat edeceğiniz üzere kampusu yazıyor, onu bile doğru yazamamışlar 😀

Ben ise meslek yüksek okulu’nu tabi ki övemeyeceğim bu yazımda. Sadece bana kattığı şeylerden birkaçını sizlerle paylaşmak istiyorum. Mesela en basitinden bu okula yolunuz düşerse orada ingilizce’ci kadın bir hoca vardır. Adını vermeyeceğim ama çok görmek isteyeceğiniz biri olmadığını söyleyebilirim. Mesela siz derse yeni girmişsiniz ve o hoca gelmiş derse. Aman diyeyim bir çıt çıkardığını veya pencereden sırıtarak dışarıya baktığını veyahut yanındakine birşeyler pısırdadığını görürse şu lafları duyman aşırı normal: “Gerizekalı, ahmak, aptal, salak vb.” Ha bunları duyunca zoruna gitmesin. Yada gençlik damarın atınca seni aldatmasın. Veya “ben üniversiteye geldim kardeşim ne hakkı var bunun bana böyle aşağılayıcı şeyler söylemesine” diye saçma şeyler söyleme sakın. Hiiç öyle kendini boşa yıpratma çünkü bunu yapmak isteyipde yapamayan o kadar çok kişi varki sana sıra gelene kadar ohoo..

Mesela notunuz dönem ortalamasını tutturmaya yetmiyor dimi ? Sizde güzel bir dille hocanıza durumu anlatıp en azından kritik olan ortalamanızı düzeltmek istersiniz ama nafiledir bu da. Hatta yediğiniz azarlarda cabası olabilir 🙂 Mesela umudunuz nasıl kayboluverir bunu en iyi meslek yüksek okullarında görebilirsiniz. Hiç beklemediğiniz notlar umudunuzu tüketebilir. Ben orada soğukkanlı olmayı, güzel bir sonuca anında sevinmek değilde ileriyide düşünerek henüz o dersler bitip nota yansıdıktan sonra sevinebiliyordum. Yani sevincinizin kursağında bırakılacak en güzel yerdir meslek yüksek okulu. Yada siz gidip hocanızla iyi niyetinizle bir şeyler konuşursunuz. Başkalarıda size “hocanın yalakası” sıfatını yakıştırabilir en basitinden.

Bu kadar olumsuz şey söyledim peki hiç mi olumlu yönü veya hocalar yok ? Tabi ki var dostum. Hemde öyle iyi niyetli hocalar varki 1 tanesini 10 tanesine değişmem.. Benim afitap hocamı,hayriye hocamı,mali hocamı,ünal hocamı ve yusuf hocamı hiçbirine değişmem açıkçası. (İsimleri harf sıralamasına göre verdim yanlış anlaşılmasın) Bunların içinde yeri daha da ayrı olanlar da var ama onlarda bana kalsın 🙂

Sonra mesela ben 2 sene de 40 ders görmemiştim niye yalan söyleyeyim 🙂 Dile kolay yahu 40 tane ders görmüşüm 2 sene boyunca. Bu dersler 4 yılın sıkıştırılmış hali tabi ki. Bir derse ısınamadan diğer dersi görürdük bu bir dezavantaj bana göre. 40 tane olacağına adam akıllı 20 ders görmeyi tercih ederdim kesinlikle ama bunlar tabi ki bizim isteğimizle olacak işler değil. Mesela kriz ve stres yönetimi dersine hayriye hocam girmişse bir dönem sonra başka bir derse girebiliyor. Yani hocalar ders paylaşımı yapıyor bir bakıma. Alanında uzman olmayan ama uzmanmış gibi ders anlatan hocalarıma da buradan selamlarımı iletiyorum, iyi ki varsınız 😀

Biraz uzun bir yazı oldu ama bu yazıyı okulu bitirmeden yazamazdım sevgili dostlar ve sevgili okurlar. Kötü haber tez yayılırmış, birde bizim okulsa hiç düşünemiyorum. Öyle badireler atlattık ki hâla o okuldan nasıl mezun oldum kendime hayret ediyorum.. Not konusunda gerçekten hakkım yendi ama şu saatten sonra kime ne anlatabilirim ki ? Yine olan bu dünyada kalacak gibi. Okuldayken herkes atıp tutar ama okul bitince hepsi bitiyor kardeşim. Herşeyden önemlisi insanların bir kariyer uğruna neler yapabildiklerini gördüm ben okuduğum okulda. Bu sadece bu okula özel bir durum değildir tabi. O yüzden okumaya çok hevesiniz yoksa ama mecbursanız okuyun, değilseniz boşuna kendinizi ve zamanınızı harcamayın benden söylemesi..

Bu yazıdan önce yazmış olduğum "Sitenize Yapılan Yorumları Karşılıksız Bırakmayın" başlıklı yazımı da okumanızı tavsiye ederim.

Herkese Merhabalar, ben Enes İLHAN. Gaziantep'te doğdum, Adana'da Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı bölümünü okudum ve 2012'de mezun oldum. Askerliğimi uzun dönem olarak, { acemiliği Ankara/Mamak'ta , usta birliğini ise Hatay/İskenderun'da } yapıp bitirmiş bulunmaktayım. Şimdi ise hayata atılmanın çabası içerisine girmiş bulunmakta olup iş bulma derdindeyim.

5 yorum

  1. Usluer   •  

    Bir sene daha açıkta kalmamak için mecbur okuyacağım bende bu sene. 🙂

  2. Aslı   •  

    O değilde yazının başında toplumun 4 yıllık üniv. yi 2 yıllığa tercih ettiğini belirtmişsin.Benim babam 2 yıllık üniv. okuyan arkadaşın her hafta sonu eve geliyor sen 4 yıllık okuyorsun 15 tatilinde bile eve zor dönüyorsun deyip hep 2 yıllık üniversiteleri bana övmüştür.Ya toplumda bir gariplik var ya da benim babamda.

    Çözemedim…

  3. Mehmet CABAR   •  

    Mahallede kadınlar oturup 5 dakikalık dedikodumuzu yapsın diye 4 senelik okumuyor muyuz? Birçok kişinin de 4 yıllığa kapak atıp hayatını mahvettiğinin şahidiyim. Girişimci ruhlarını öldürüyor insanlar.

  4. Yorumhane   •  

    Bende meslek yüksek okulu okudum hemde sağlıkla ilgili olan dandik bir bölüm okudum ama yine de tavsiye etmem.Eğer okunacaksa gerçektende kaliteli bir üniversitede okunmaları kendi açılarından faydalı olur. Köklü üniversitelerin meslek yüksek okulları bile kalitelidir.Bir şeyi de düzeltmek isterim:) meslek yüksek okulu yönetmeliğinde en fazla 40 veya 41 ki 41 çok nadir olur ders görülür 4 yıllık fakültelerde 78 veya 80 küsür ders görüşür:)Yani klasik 4 yıllık dersleri 2 yıkla sığdırmışlar sözü bir anlamda gerçek değil:)

  5. Enes ILHAN   •     Yazar

    @Usluer,
    Oku kardeşim en azından hayat basamaklarından birine adım atmış olursun kötü de olsa. İyi olursa da ne mutlu sana 🙂

    @Aslı,
    Ben pek bunu diyen görmedim ama keşke benim babam da bana 2 yıllık bir bölümü öz oğluna övseydi 🙂

    @Mehmet CABAR,
    Kesinlikle katılıyorum. Birileri sırf bizim hakkımızda ne der diye düşünmüyor değiliz. Hani her ne kadar da “başkasının ne dediği umrumda değil” desek de aslında onlarda bizim için önemli.

    @Yorumhane,
    Valla ben duymadım işin açıkçası. Eğer dediğin gibi 78-80 ders ise tıpta profesörlük okurum gam yemem en azından 😀

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güvenlik Sorusu ? * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.