27 Mart 2017: Pazartesi
Gölge

İnsanı Deli Etmeye Yetecek Şey: Zeka Küpü!

Günlük 13 Ocak 2013 6 2.445  
Bu Kişisel Blog'da 550 kategori'de yazıya yazılmış adet değerli yorumlarınız bulunmaktadır..

En küçük kız kardeşim günler öncesinde benden bir rica da bulunmuştu. Abisinin bayram harçlığına aldığı uzaktan kumandayı kıskanmış olmalı ki kendisi de duramadı. Benden “Abi 10 liram var bana da oyuncak alalım mı ?” deyince kendisini kıramadım. Açıkçası canım dışarı çıkmak hiç istemiyordu bu kış gününde ama onu da kıramazdım çünkü içinde kalmıştı. Kendi kendime “Ulan 10 lira için çarşıya gidilir mi” gibisinden söyleniyordum ama dedim ya gitmesek küsüp ağlayacaktı. Sonunda giydik üstümüzü ve çıktık dışarı.

Küçüklüğümün oyuncakcısı bizim Beyrut Pasajı dediğimiz yer küçük ve antika bir çarşıdır. Baya eski ve hiç kapanmayan bu pasaj yıllarca küçük çocukların oyuncak ve bayanların züccaciyesi olmuştur. Kendimden örnek verecek olursam bu pasajdan sayısız oyuncak ve elektronik şeyler almışımdır. Annem de buradan sayısız ev eşyaları almıştır. Buraya uzun bir zaman sonra uğramak bir an beni küçüklüğüme götürdü. Böyle bir tuhaf oldum, eskiyi hatırladım. Eskiden yaşanılan çocukluk ve verdiği paha biçilemez heyecan geldikçe tatlı bir gülümseme oldu yüzümde.

Derken kardeşimi de elinden tutup buraya getirdim. Dükkana girdiğimde karşılaştığım manzara beni şoke etmişti. İçeride bir koku var ama tarifi imkansız bir koku. Kimseye de soramadım bu ne kokusu diye. Sonra yere yığılan oyuncakları gördüm. Elime herhangi bir oyuncağı aldığımda bu kokunun nereden geldiğini anlamıştım. Oyuncaklar o kadar kalitesizdi ki sanırsınız girdiğim dükkan Çin dükkanı ! Tüm oyuncaklar çinden gelmiş ve bir o kadar da adiydiler. Bir an duraksadım ve üzüldüm. Bizim zamanımızda böyle adi oyuncaklar yoktu. Her şey orijinaldi ve sağlamdı. Şimdi ise içler acısı. Çinliler’i o gün epey andım içimden.

Sonra kardeşim 10 liraya 4 tane oyuncak almayı başardı. Oyuncaklar ucuz ve kalitesiz olduğundan çeşit çeşit alabilmişti. Bana sorduğunda “abi güzel mi” diye üzülmesin diye “hepsi de çok güzel, aferin iyi seçmişsin !” dedim. Eve geldik daha sonra. Ben çarşıya yürüyerek gidip gelmenin yorgunluğuyla bir köşeye çekilip dinlendin. Kardeşim de hemen başlamıştı oyuncakları açıp ve oynamaya.

Daha sonra aldığı oyuncakların içinde bir de zeka küpü olduğunu gördüm. Bunu ben açayım mı büşra dedim ? Tamam aç dedi. Bak bunu bozarsam bir daha düzeltemezsin, yine de bozayım mı ? dediğimde boz dedi. Günah benden gitmişti. Çılgınca şekilde bozdum bunu. Bozuş o bozuş işte daha bir türlü toplayamadık ! Allem ettik kallem ettik olmadı. Ne yaptıysam beceremedim. Evdeki kimse onu yapamıyordu. Herkes yattığında sinirim bozulmuştu. Bunu yapmayı kafaya koymuştum bir kere, yapamazsam kahrımdan ölecektim.

Daha sonra internetten bir araştırayım dedim nasıl yapılıyor acaba. Adamlar bunu bile formüle dökmüşler. Matematiğin en basit şey olan oyuncaklarımıza da girmesi herhalde kaderin bir cilvesi olmalıydı bize.. Sağa çeviriyorum yok, sola çeviriyorum yok. Aşağı, yukarı derken yine hüsranla noktalandı. Nasıl yapıldığına dair videolar izledim, makaleler okudum ama adamlar hep formülle yapmışlar. Bir tane video da tahmini 40 dakika sonunda bir vatandaş yapıyordu ama nasıl yapıldığını anlamak imkansızdı.

Adam şurdan başlayın diyor yani rastgele. Bende o rastgele yeri yapamayınca bütün kayış kopuyor. Sinirlendim tekrar baştan açtım videoyu. Bu sürekli devam etti. Belki 10 defa izledim ama yok iyice sinir oldum. En sonda yapamayacağımı anlayınca kardeşimin haberi olmadan bunu bir güzel yaktım.. Bu kadar uğraşımın bir karşılığı olmalıydı. Beni bu kadar sinir eden ve bir karış bile yol katedemeden zamanımı hunharca harcayan bu zingirzoptan güzel bir intikam aldım. Ve bunu kim icat ettiyse onlarıda bir güzel saygıyla andım.

Hâla içimde siniri var ama en azından ondan kurtuldum. Şimdi tek dua ettiğim şey kardeşimin bu oyuncağı farketmemesi 🙂 Biliyorum kötü bir şey yaptım ama yapmak zorundaydım. Bunu yapmanın imkanı yok. Bir formülü olmadan gerçekten kimsenin yapacağına da inanmıyorum..

Bu yazıdan önce yazmış olduğum "2012 'den Birkaç Özet" başlıklı yazımı da okumanızı tavsiye ederim.

Enes ILHAN

Herkese Merhabalar, ben Enes İLHAN. Gaziantep'te doğdum, Adana'da Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı bölümünü okudum ve 2012'de mezun oldum. Askerliğimi uzun dönem olarak, { acemiliği Ankara/Mamak'ta , usta birliğini ise Hatay/İskenderun'da } yapıp bitirmiş bulunmaktayım. Şimdi ise hayata atılmanın çabası içerisine girmiş bulunmakta olup iş bulma derdindeyim.

6 Yorum Yapılmış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir