21 Ocak 2017: Cumartesi

Çocuklukta Yaptığımız İğrenç Şeyler :)

Kendimce 17 Mart 2014 5 2.928  
Bu Kişisel Blog'da 544 kategori'de yazıya yazılmış adet değerli yorumlarınız bulunmaktadır..

Gece gece nereden aklıma geldiyse çocukluğumda veya çoğumuzun çocukluğunda yaptığı özellikle nimetle yaptığımız bazı iğrençlikler vardı. Bilmiyorum bu yazıyı okuyanlar kendinden bir şey bulacak mı veyahut hiç oralı olmamış çocukluğunda bu olayların o’sunu yaşamamışlar çıkacak mı ama ben çok iyi hatırladım gece gece ve de iyi ilham geldi 🙂 Yaptığımız şeyleri burada madde madde sıralamada bulunacağım ama maddeler kendi içinde olaya bağlı olarak uzayabilirler. O yüzden ilham gelmişken hemen unutmadan o olayları sıralayayım 🙂

  • Marketten gidip paramızın yettiğince cipsler alırdık. Bu daha tasoların bile çıkmadığı yıllardan önceydi sanırsam. O zamanlar  bozukluk 25 bin lira ve 50 bin lira şeklinde giden bozukluklar olurdu. Babamızdan veya özellikle annemizden ne kapmışsak marketçi amcaya buna ne ediyorsa verir misin abi dediğimizde ilk yönlendirildiğimiz yer patitolar kısmı olurdu. Orada günümüz doritosları, ruffles’ları yoktu belki ama markası bilinmeyen genelde ucuz ürünlerin olduğu ismi cismi bilinmeyen patitolar olurdu. Genellikle mısır patitosu derlerdi bilmiyorum hiç rast geldiniz mi ? Şuna benzer ama bunun daha uzununu düşünün şimdi gelmiştir. İşte ilk iğrençlik bunun ucunu tükürükler birbirine monte ederdik 🙂 Çocuklukta büyük zevkti ama ne kadar iğrenç olduğunu o zaman idrak edemiyorsunuz işte 😀
  • Sonracığıma bu benim kendi yaptığım bir şeydir. Kaynamış yumurtayı çiğ çiğ yemeyi her çocuk istemiştir diye düşünüyorum vakti zamanında. Ben ise kaynamış yumurtanın etrafındaki beyaz kısımları yer en sona ortadaki sarı kısmını bırakırdım. En sonda onu bütünüyle ağzıma attığımda ağzım o kadar büyürdü ki iğrençlik olsun diye ağzımı açar ablama gösterirdim 🙂 Birkaç defa da az kalsın o yüzden boğuluyordum. Şu an deneseniz varya öküz oturmuş gibi oluyor valla midenize istiyorsanız deneyin ama ağzınızı açıp göstermeyin sakın 🙂
  • Daha sonra çay bardağındaki çay çok sıcak olur yanında bisküvi yerdik. Önce kibarca bisküviyi teker teker batırır düşürmeden almaya çalışırdık ama o illa ki düşerdi. Baktık ki sinirimizi alamıyoruz o zamanlar doldururduk bisküviyi bardağın içine sonra aktar ağıza çorba gibi :))
  • Bu şimdi ki ise bir iğrençlik değil ama çocukluğunun talihsiz olaylarındandır. Süt kaynatıp bardağa dolduran annelerimiz içmemiz için bardağa koyarlardı. Bir de pipetler vardı o zamanlar çok cool’du. Bununla sanki kola içermiş gibi o ilk yudumu malesef bende çektim. Damağım soyulmuş elime gelmişti. 1 hafta yemek yiyememiştim 🙂
  • Leblebi tozları olurdu. Eğer bulamazsak o tozu marketçi amca da biz bizzat leblebi alır evde havan eli ile toz haline getirir ekşi niyetine yerdik. Onu yerken de gıcıklık olsun veya iğrençlik olsun diye ağzımıza aldıktan sonra en yakın arkadaş veya o an gıcık olduğumuz kişiye “pöh” yapardık :))
  • Somun ekmeğinin içini elimize alır hamur niyetine yuvalayıp ağzımıza atardık. Veya o için içine zeytin veya peynir koydurup çaya batırır öyle yerdik.

Bir garipti bizim çocukluğumuz. Şu an insana ne kadar komikte gelse bunlar insan geçmişi özlemiyor değil 🙁 Şimdi ki genç neslin neler yaptıklarını görünce bizler de büyüklerimiz gibi hayıflanmadan duramıyoruz. “Nerede bizim zamanımız, nerede sizin zamanınız ?
Bunun gibi örnekler çoğaltılabilir pek tabi. Eklemek istedikleriniz varsa memnun olurum. Şimdilik benim anlatacaklarım bu kadar, bir sonra ki yazımda görüşmek üzere..

Bu yazıdan önce yazmış olduğum "Mutsuzum Ama Mecburum" başlıklı yazımı da okumanızı tavsiye ederim.

Enes ILHAN

Herkese Merhabalar, ben Enes İLHAN. Gaziantep'te doğdum, Adana'da Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı bölümünü okudum ve 2012'de mezun oldum. Askerliğimi uzun dönem olarak, { acemiliği Ankara/Mamak'ta , usta birliğini ise Hatay/İskenderun'da } yapıp bitirmiş bulunmaktayım. Şimdi ise hayata atılmanın çabası içerisine girmiş bulunmakta olup iş bulma derdindeyim.

5 Yorum Yapılmış

  • Duygulandım be (:
    O leblebi tozuna kavut deniyordu bizim oralarda. Onun içine şeker atıp sulandırınca da çok güzel olurdu…

    Mahallede sote bi yerimiz vardı ki tam partilik (: herkes evinden biraz patates getirirdi, mahalledeki bizden 2 3 yas buyuk abi abla dediklerimiz ateşin başına geçer patatesleri közlerdi. Kirli temiz demeden o isli kapkara olmuş patatesleri buyuk bi zevkle yerdik (:

    Çikolata şelalesi yapardık ki en iğrenci bu olabilir… Bakkaldan alınan çikolatalar ağızda eritilip bardağa boşaltılır ardından afiyetle içilirdi (: Eee sıcak çikolata yoktu tabi o zamanlar.. Starbucks gençleri bilmez o tadı (:

    O dediğin mısır çerezlerini birleştirip en uzun yapma yarışı yapardık (:
    Özledim be o günleri… O zamanlar en büyük derdimiz o gün ana babamızdan elli bin koparamayışımız olurdu.

    Yüzümü güldürdün Allah da seni güldürsün abi (:

    • Öncelikle teşekkür ederim kardeşim sana. Bu yazı kaç gündür yayında ama kimse yorum yapmayınca bu iğrençlikleri bir tek ben mi yaptım diye kendime sormaya başlamıştım artık 🙂 Bu konuda yalnız olmadığımı bilmek çok güzel 🙂

      Patatesi bilmiyorum ama şu an duyduğumda eminim denense yine büyük bir zevkle yenebilir 🙂 Ama çikolata çeşmesini biz de az yapmadık zamanında. Bütün yaptıklarımı daha yazmadım zorlasam daha çok çıkar ama daha fazla mide bulandırmamak lazım diye düşünüyorum. Tekrar teşekkür ederim kardeşim, rabbim hepimizin yüzünü güldürsün inşallah sağolasın 😉

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir