Efendim sancılı ÖSS süresince bazen iyi bazen de kötü gelişmeler olmasına rağmen durumuma şükrediyorum.Bir çok genç gibi Öss sınavına bu yılda giriyorum.İşte bu Öss zarfında yaşadıklarımdan bir kesit sunmak için bu yazıyı yazmak istedim.
Spor tukumdan dolayı bazen işin dozunu kaçırabiliyorum
Topu evin koridorunda oynadığımız için çok sık bağırmalar da işitiyoruz annem ve babam tarafından ama her şeye rağmen o 30 dakikayı tamamlamayı başarıyoruz :) Bazen bile bile kardeşim Yunus Emre'nin ayağına basıyorum ama sakatlamadan tabii ki
İşte bu ayağa basmaca olayından sonra top oynamamız bitti ve oturma odasında oturuyorduk.Sonra birden ayağa kalktım ve koltukta oturan annemin ayaklarını kardeşim sanınca olanlar oldu :) Nasıl olduysa anlamadım ama bastığımı biliyorum fakat çok sert basmamıştım. Bu bastığım ayak annemin seneler önce bir akrabamızın nikahına gittiğimizde yağmurlu bir günün ardından merdivenlerden yuvarlanarak sol ayak tarak kemiği bölgesi olunca bağırmaya başladı kadıncağız
Tabii annem sızlandıkça bende çaresiz ona bakıyordum.Ne yapsak,ne yapsak derken fikir yine bu yufka yürekli anneden çıktı.Merhem getir dedi ve koşa koşa ecza dolabından merhemi aldım ve ayağına bizzat ben sürdüm ovalaya ovalaya.Ve çok da üzüldüm bu olaydan sonra.Ama çok şükür o merhemi sürdükten sonra bir şeyi kalmadı.Her gün dershaneden gelirken ayağını soruyorum "Nasıl oldu ayağın Anacığım.." Annem: "Çok şükür oğlum o merhemi sürmenden sonra şimdi tamamen geçti" demesiyle çok mutlu oldum.
Ve bu olayda bana bir ders oldu.Futbol isteğimin bir eksisi(-) olarak görüyorum bu olayı.Bu anlattığım olayı futbol isteği olan kardeşlerim bilir.İnşallah böyle bir olayın bir daha olmaması temennisiyle.Selam ve Dua ile hoşçakalın..

Bu yazı; 19 Mart 2009 Perşembe
günü yazılmış olup,








































































